hakkımda sayfamı güncelledim. | "buraların görünümü yakında değişecek! hani beta derler ya ondan ;) - Giriş - Kayıt ol
Ana sayfa İletişim Besleme Wordpress

Mücahit Yılmaz

hayaaat, beni neden yoruyosun?

Mart, 2008 için arşiv

Feridun Düzağaç - Beni Bırakma

bu aralar şarkılar tercüman oluyor bana. çünkü bazen sözlerimi kelimelerle ifade edince bu kadar rahat hissetmiyorum. ama derdimi bir şarkıda anlattığımda, daha doğrusu bir şarkı biraz olsun beni anlattığında daha iyi hissediyorum kendimi. hem de beni biraz daha anlamaya çalışmanızı sağlıyor sanırım. şarkının hangi kısmının benim derdime derman olduğunu anlamaya çalışmanız daha güzel sanki.. ne kompleks bir giriş oldu dimi? e o zaman şarkıyı dinleyin, güzel klibini izleyin ve sözlerini de okuyup anlamaya çalışın efenim..

şu aşağıda videosu var. eğer bir şey yüklenmezse ve orası boş kalırsa bilin ki yine engellenmiş..

belki güneş bir gün ikimiz için doğar
belki korkuları hayallerimiz boğar
o masal günü gelinceye kadar
susuyorum, susuyorum

susadıkça yüzün düşer aklıma
korkar oldum düşlemekten
adını anarım çoğalır sesim
konuşmaktan, düşünmekten, özlemekten

gel bak bir elimde gökyüzü var hala
ötekinde kayıp giden yıldızlar laa laa
korkular da benim umutlar da

beni bırakma

kimse kimsenin herşeyi olamazmış
di’li geçmişten tek yaramsın sen
sensiz kimse miyim kimsesiz miyim hiç bilmem,
bilmek istemem hatta düşünmem

gel bak bir elimde gökyüzü var hala
ötekinde kayıp giden yıldızlar laa laa
korkular da benim umutlar da

beni bırakma

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazının etiketleri: , , , , ,

Sayfa başına dön

Sezen Aksu - Gidemem

ne güzel bir şarkı değil mi? sözleri de öyle sanırım..

Bazen daha fazladır her şey
Bir eşikten atlar insan
Yüzüne bakmak istemez yaşamın
O kadar azalmıştır anlam

bişeylerin fazla geldiğini hissederiz bazen. aslında severiz ama sıkar işte bir yerden sonra. yok sıkmaz aslında. ama bir süre onsuz olmak isteriz. yani istemeyiz de, ne biliyim işte.. yüzüne bakmak istemediğimiz olur. artık anlamı azalmıştır bizim için. aslında azalmamıştır. ama her şey olduğu ve/veya olmasını istediğimiz gibi değildir. sadece biraz onsuz olmak.. kötü bir niyet olmadan..

O zaman hemen git radyoyu aç bir şarkı tut
Ya da bir kitap oku mutlaka iyi geliyor
Ya da balkona çık bağır bağırabildiğin kadar
Zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor

bu tür durumlarda ne yaparız? içimizi dökmek isteriz. aslında içimizi dökmek değil de.. nasıl desem? deşarj olmak isteriz. içimizi dökecek olsak zaten ona dökerdik. istediğimiz farklı bişey. belki avazın çıkana kadar bağırmak, belki de sadece kitap okumak. onsuz olmak.. yüreği arındırmak. akvaryumun suyunu değiştirmek gibi denebilir. balığınızı seversiniz ama onsuz kalmamak adına akvaryumun suyunu değiştirmezseniz hoş şeyler olmaz. o suyu değiştirmek aslında her iki tarafa da iyi gelir. bir süre onsuz olmak..

Ama fazla da üzülme bitiyor bir gün
Ayrılıktan kaçılmıyor
Hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür
Ömür imtihanla geçiyor

ama herşeyin bir sonu var değil mi? sen o suyu değiştirsen de değiştirmesen de ölecek. ölümlü dünya, illa ki ölecek.. kısa ya da uzun sürecek, ama bitecek. bir nevi imtihan sanki? hiç bilmeyen de erken bitirir, en çok bilen de.. sadece kafasında emin değilsen uzatırsın süreyi. gerçi bu konudan alakasız oldu gibi oldu ama, olay böyle işliyorsa belki de alakalıdır?

Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir

o son geldiğinde geriye dönüp bakınca ne düşünürsün? güzeldi değil mi beraberken her şey? hiç ayrılmayacağız diyordunuz hatta? şimdi de hiç unutmayacağım diyosun, duyuyorum kalbini. ama ayrısın işte bak. hani ? suyun üstünde cansız yüzüyor. olsun diyorsun, çok güzel şeyler yaşadık, güzel bir hazine bıraktı bana.

bir şarkı açıyorsun, bir de şarap. o’na içiyorsun. sana kattığı değerin kıymetini bildiğini ifade etme çabasındasın o’na içerken. şarkı da acıklı tabii. acıdan geçmeyen şarkı mı olur? bitti ama çok güzel şeyler bıraktı bana diyorsun.

Bir şiirden bir sözden
Bir melodiden bir filmden
Geçirip güzelleştirmeden can dayanmıyor
Yıldızların o ışıklı fırçası azıcık değmeden
Bu şahane hüzün tablosu tamamlanmıyor

şarkının sözlerini, sonundaki şiiri sahipleniyorsun. seni anlatıyor değil mi? sanki şu halini görmüş de öyle yazmış güftekar.. biraz da sen hüzün katıyorsun ambiansa, konsepte. o salak kavramlara işte. onunla kırlarda yarısı sohbet ettiğini hatırlıyorsun. bazen tek sigarayı paylaştığını hatırlıyorsun. biraz daha dramatize edip, daha çok şâd ettiğini sanıyorsun onun ruhunu. bir cenaze töreni sayılır ya hani bu, sen daha layıkıyla yapmak derdindesin. o yüzden kırlar, sigaralar. lan o. ne kırı ne sigarası?

Ama fazla da üzülme bitiyor bir gün
Ayrılıktan kaçılmıyor
Hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür
Ömür imtihanla geçiyor

sanki bitmeyecek miydi diyorsun. ölümden gayrısı yalan diyorsun. candan erçetini de mi koysaydık şarkı kuyruğuna? sınavdan erken çıkmadı diyorsun. soruları bilmediğinden değil de, süreyi sonuna kadar kullanmak istediğinden erken çıkmadı diye kendini kandırıyorsun. ya da ben seni kandırıyorum. hep sen diye konuştum ama üzerine alınmadın inşallah?

Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir

gitti işte diyorsun ve ağlamaya başlıyorsun. her gözyaşında tatminkarlık katsayın ivmeli olarak artıyor sanıyorsun. şarkı zaten tekrar ediyor arkada. seni en iyi anlatan şarkıyı bulmuşken başka şarkıyı ne yapıcaksın? dönüp dursun o. sen de kırlarda sohbet et, sigaranı çek.. şaraptan da bir yudum daha al. acı çektiğine kendini iyice inandır. çakırkeyif de olmuşken tadını çıkar.

yarın sabah uyandığında, kimbilir, belki de yersin balığı? biter her şey. ne mazi kalır ne kırlar ne de sigaralar. yersin de şarabı meşrubat edip sigarayı üstüne yakarsın. hatırlamazsın. silersin. sindirirsin. bi de üstüne zıçarsın afedersin. sifonu da çektin mi tamamdır. şarkı da biter zaten o zamana.

gidip yeni alalım da akvaryum boş kalmasın. verdik o kadar…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazının etiketleri: , , , , , , , , ,

Sayfa başına dön

mutlu olmam için mutlu olmam yetmez ki

on gündür adam gibi bişey yazmadım buraya. içimden gelmedi işte. geçen hafta oldukça yoğun geçti. aslında boş geçti ama kafamın içinde bayağı yoğundu.

sahip olduğum bir güzelliği kaybettiğimi sandım. halbuki benden önce başkası kaybetmiş. bunu bilmeyince birkaç yaptım.

neyseki daha da berbat etmeden gerçeği öğrendim, özür diledim. o güzelliğin gönlünü almayı istedim ama şartlar pek elvermeyince rahat bırakmanın daha mantıklı olduğunu gördüm. Allah nı versin.

cumartesi sabahı güzel başlamıştı aslında. güzel bir gün geçirdim. mutluydum aslında çünkü önemli bir meseleye çözüm bulmuştum. ama o öğrendim gerçeği ve tekrar hüzün kapladı içimi.

düşündüm iki gündür, şimdi neden mutsuzum diye. en önemli sorunlardan birini çözmüştüm ve o güzelliği kaybetmemiştim çok şükür. peki neden mutsuzdum?

çünkü o güzel şey mutlu değildi. anladım ki mutlu olmam için mutlu olmam yetmiyormuş.

ama yine de o ve diğer güzelliklerle birlikte hayata karşı dimdik ayakta duracağız. yanyana ve beraber.. birlikte aşacağız zorlukları. sonuçta her şey daha da güzel olacak.

diye inanmazsam, nasıl yaşarım?

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazının etiketleri: , , , , ,

Sayfa başına dön

yazılım lisanslanmalı mı, patentlenmeli mi?

Bugün de sizlere, eşbaşkanı olduğum Türkiye Bilişim Derneği Gençlik Çalışma Grubu’nun ilk etkinliği hakkında bilgi vereceğim.

Lisanslanmalı mı Patentlenmeli mi?” başlığını taşıyan , Üniversitesi Mithat Çoruh konferans salonunda 21 Mart 2008 Cuma günü gerçekleştirilecek. Linux Kullanıcıları Derneği‘nden ve Microsoft Türkiye‘den birer konuşmacının katılacağı konferansta yazılımların lisanslanmasının mı yoksa patentlenmesinin mi daha uygun olacağı tartışılacak.

Ahmet Yesevi, , Atılım, Başkent, , Gazi, Orta Doğu Teknik ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitelerinden öğrencilerin bir araya gelerek oluşturduğu TBD Genç, 26 yaş altında olup bilişimle ilgilenen herkese açıktır. üye olmak isteyenler konferans salonunun önündeki standımıza başvurabilir.

ha unutmadan, etkinliğin ve ayrıntılı ulaşım bilgileri şurada

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazının etiketleri: , , , , , , , ,

Sayfa başına dön

Youtube’un engellenmesi ve AKP’nin kapatılması

bir internet sitesi. videolarınızı upload edebiliyorsunuz, başkalarının upload ettiği videoları izleyebiliyorsunuz. onlara yorum yapabiliyor, değerlendirebiliyor ve favori olarak gösterebiliyorsunuz. bu sitedeki videolarıyla meşhur olan ve ortaya çıkan yetenekli/yeteneksiz bir çok insan var. dünyanın en çok girilen 2. sitesi, Türkiye’nin ise 3.

bir siyasi parti. çeşitli badireler atlatmış. ne olduğunun önemi yok. bir seçimle % 33 oy alıp tek başına iktidar olmuş. vaatleri, duruşu ve hareketleri belli. bir değişiklik de yok. yani kurulduğundan bu yana aynı çizgide ilerliyor. çeşitli yasalar çıkartıyor ve ideolojisine uygun olarak hareket ediyor. bir süre sonra yapılan seçimde oyları daha da artıyor ve %46 yı buluyor. yine tek başına iktidar. üstelik halkın %88 inin temsil edildiği bir mecliste.

herkesin kullanımına açık olan web sitesine kötü insanlar da girebiliyor tabiki. ve içerik açısından kötü diyebileceğimiz videolar ekliyorlar. bunun sonucunda site engelleniyor.

parti anayasa düzenlemeye çalışıyor. kurulduğundan bu yana aynı çizgide ilerliyorken hem de. yani halkın desteğini arttırarak arkasına almış olarak. ve bunun sonucunda bundan hoşlanmayanlar partiyi kapatmak için dava açtırtıyorlar.

siteyi ısrarla kullanmak isteyenler alternatif yollar buluyor. dns in ne olduğunu bilmeyen adam dns adresini değiştirerek siteye giriyor. proxy sunucularını kullanıyor. ne olduğunu bilmeden. ve yasaklama siteyi daha popüler hale getiriyor.

partisi kapatılan kişiler alternatif bir parti kurmaya girişiyor (herkesçe malumdur böyle olacağı, geçmişte de olmuştur). siyaset yasağı getirilen insanları ise bir kenarda tuttuklarını zannediyorlar. ve bunun, onların oylarını arttıracağını tahmin edemiyorlar.

site daha önce de engellendiği için hem gündeme gelmekten mutlu hem de ne yapacağını nasıl bir yol izleyeceğini biliyor. daha önce de engellenmişti ama ülkede 5. sıradan 3. sıraya yükselmişti.

partililer daha önce de yasaklandığı için gündemde olmaktan mutlu lobi faaliyetlerine devam ediyor ve nasıl bir yol izleyeceğini de biliyor. daha önce de yasaklanmışlardı ama oyları inanılmaz derecede arttı. hatta üstüne bir daha arttı. tekrar artacağı da pek muhtemel.

şimdi bu durumda siteyi engellemekle amaca ulaştık mı? site dersini aldı da, bütün kullanıcıları ihtar etti de, istenmeyen videolar yüklenmiyor mu?

şimdi bu partilileri engelledik de amaca ulaştık mı? onlar dersini aldı da bundan sonra laiklik ilkesine uygun mu davranacak? veya onlara oy verenler artık vermeyecek mi?

şimdi tekrar düşünün efendim. yasaklamanın saçma olduğunu söyledik durduk. bir siyasi parti niye yasaklansın ki? hem de %46 oy almış bir parti? halkın %46 sını da yasaklayabilecek misiniz? un bilmem kaç zilyon kullanıcısını da yasaklayabilecek misiniz?

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazının etiketleri: , , , , , ,

Sayfa başına dön

Sonraki Yazılar »