hakkımda sayfamı güncelledim. | "buraların görünümü yakında değişecek! hani beta derler ya ondan ;) - Log in - Kayıt ol
Ana sayfa İletişim Besleme Wordpress

Mücahit Yılmaz

hikayenin en heyecanlı yeri

Kasım, 2008 için arşiv

Süleyman Sarıtaş 1952 - 2008

çok yoğun, ancak güzel etkinliklerle geçen günlerimin arasında acı bir haber vermek durumundayım. kendimi buna mecbur hissediyorum.

Süleyman Sarıtaş

saygıdeğer, çalışkan ve tecrübeli ımız, TOBB ETÜ’ye kurulduğu günden itibaren büyük katkı sağlayan, “” dediğimiz programımızın gelişmesinde kusursuz payı olan, sert ama sevecen yapısıyla bize babalık eden kıymetli hocamız Süleyman Sarıtaş’ı kaybettik. üstelik yine bizim için çalışırken Hakk’ın rahmetine kavuştu. yapılacak şirketlerle görüşmek için gittiği istanbuldan dönerken, ankaraya 30 km kala geçirdiği trafik kazası sonucu ağır yaralandı ve ibn-i sina hastanesine kaldırıldı. ancak daha fazla direnemedi ve gözlerini yumdu.

kendilerinden aldığımız tek ders MÜH 100 (Mühendisliğe Giriş) idi. bölüme yeni başladığımızda, 1. sınıf 1. dönemde almıştık bu dersi. tabi o zamanlar bize anlattığı mühendisliğin temel bilgilerini pek anlamasak da geçen zaman içinde, son sınıfa yaklaşırken anımsıyor ve ne kadar doğru olduğunu düşünüyorduk.

kendileriyle kişisel diyalogum da kuvvetliydi. üniversitenin desteğiyle katıldığım etkinliklerin çoğunda kendisinin güvenini kazanmış olmam ve çabalarımı faydalı görmesinin, beni desteklemesinin etkisi büyüktü. En son olarak Akademik 2008′e şahsi izni ve rektörümüzü iknasıyla katılmıştım. Ayrıca 4. Öğrencileri Kongresi’nde kullanmak üzere bir videosunu çekmiştim. o videoda da beni can-ı gönülden desteklediğini kendisi ifade etmişti. her sorunumuzda ve her yardım isteyişimizde elinden geleni yapmıştı. öğrencilerini dinleyen, yeni üniversite olması sebebiyle karşılaşılan sorunlarda öğrencilerine arka çıkan, önce onların menfaatini düşünen ve böylece bizi zor durumda bırakmak istemeyen ender hocalardandı.

kısacası üzerimizdeki emeği çok fazlaydı. bu yazıyı okuyacak olan okul arkadaşlarım abartı görebilirler ancak, durup düşündüğümüzde dediğim her kelimenin tamamen doğru olduğunu farkedeceklerdir. kendisine başvurup da sorununa çözüm bulamayan arkadaşımız var mıdır, bilemiyorum.

20 2008 perşembe günü önce okulumuzdaki törenle kendisine edeceğiz, ardından camiinde öğlen ına mütakip son görevimizi yerine getireceğiz. kendileriyle aynı gün eden milletvekili ’ın da ı kocatepede kılıncakmış. umarız bir aksilik olmadan vazifemizi yerine getirebiliriz.

eğer mühendis olacaksak kendilerinin emeğini asla unutmayacağız, ımızın kalan kısmında öğrettiklerini uygulayacak ve kalbimizde yaşatacağız.

Allah rahmet eylesin, başımız sağ olsun, Allah ailesine ve dostlarına sabır versin.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazının etiketleri: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Sayfa başına dön

kasım-ı hicaz

her şey kötü gider hani. dünyanın en bahtsız adamı hissedersiniz kendinizi. de en yalnız. sadece sizdedir. bunu bilirsiniz, bilmezsiniz. bildiğiniz halde devam edersiniz. bilmediğiniz halde durur, farkedersiniz.

kafanız karışıktır. canınız sıkkındır. ne yapacağınızı düşünür de bulamazsınız, ne yapacağınızı bilir de yapmazsınız. böyle saçmalar, fazla mantıklı olursunuz. aşık olduğunuzu, de kimseyi sevmediğinizi sanarsınız.

bilirsiniz, bilmezsiniz. yaparsınız, yapmazsınız. i gücü bırakıp derdinizden içersiniz.

hicaz dinlersiniz rast.

yine hicaz günümdeyim. hatta ayımdayım. sorular, sıkıntılar,

eskiden yalnız olduğumda diğer yalnız dostlarım var diye rahatlatırdım içimi, artık yalnız dostum kalmadı. tamamen yalnızım artık. biraz da bundan hicaz şarkılar..

nolucak lan bu okulun sonrası, diye düşünmelere başladım. ne olacağını bilsem de, kendime güvensem de. adet böyleymiş ya, soruyoruz te.

bir de sevildiğimi duymak istiyorum, bildiğim halde. sanırım kışa girerken -ki girdik sanırım- aşısı olursunuz ya, öyle bir şey te. ihtiyacım var bu kışı atlatmak için. seviyorsanız söyleyin olur mu? düşünmekle uğraştırmayın beni. zira pek de üşengecim bu aralar.

ama güzeldir. hiç kötü geçirmedim . bu sene de öyle olsun diye niyazım. alnımızda ne yazıyosa o.

, girişim veya ona benzer yazılara alışmış okuyucularım, mazur görün bu seferlik. blogum da olmasa derdimi dökemez oluyorum . hem bir garibin derdini dinlemiş oldunuz, fena mı oldu?

ama başlık fena oldu, beğenmedim.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazının etiketleri: , , , , , , , , , , , , ,

Sayfa başına dön