31 Aralık 2008
aralık 2008 itibariyle kafayı taktığım yeni şarkı. Deniz Seki’nin sesi ve yorumu yine mükemmel, sözler ise gayet manidar.
istemeden birilerini kırmaktan korkuyorsanız, bu bir nevi paranoya halini aldıysa şarkı size de anlamlı gelecektir.
hemen söyliyeyim, paranoyak değilim :) ama sevdiklerimi üzmek istemem ve üzülmüş olma ihtimallerinde çok endişelenirim.
buyrun efenim, dinleyin…
beni üzen aslında
üzüldüğüm için değil
bazen sözle anlatılmaz ya
kelimeler şikayetleniryıllara meydan savaşı
ilan edince o cesaretin
koca bir volkan olur
sonra da önünde eğiliverirsahici herşeyin asıl rengi
kalbime kaç kere sorduysam
hep bana ismini heceledi
ben de inanıp ona uyduysameğer bir gün farketmeden
istemeden seni kırdıysam
özrün efendisi en yakınım olur
diler yoluma devam ederim
13 Aralık 2008
sevgili Hakan mimlemiş, nasıl bir ortamda blogladığımı sormuş. öncelikle teşekkür edeyim. Hakan toplamadan resim çek dedi onu kırmadım yani odayı toplamadım ama resim de çekmedim :) çünkü eve yeni taşındığımda yani eylül başında odayı yerleştirdiğimde çektiğim resimler zaten flickrda mevcuttu. henüz bir donanım eklemediğim için o resimleri koyuyorum. biraz dağınıklık dışında zaten resimdekinden farklı bir durum sözkonusu değil.
her an bilgisayarımı alıp bir yere gidebilme ihtimalinden ötürü bu şekilde kullanıyorum. bu gördüğünüz ortamda hem blogluyorum, hem bitirme projemi yani işimi yapıyorum, hem ev arkadaşlarımla film izliyorum, hem de ödev proje vs.yi yapıyorum. evde geçen zamanın %90 ında bu ortamda bulunuyorum. öğrenci evi olduğu kabak gibi ortada olan odamı seviyorum.

diğer yazıları okuduğumda ve resimleri gördüğümde utandım desem yeridir. çünkü sahip olduğum tek donanım Asus marka dizüstü bilgisayarım. bir de üniversitemin verdiği centrino 1.6 lık Casper marka dizüstü bilgisayarım var ama kablosu olmadığı için (evet elektrik kablosu) açamıyorum. üşenmekten vazgeçip bir elektrikçiye gidersem 3.6 V luk çift çıkışlı elektrik kablosunu 3 YTL gibi bir fiyata almayı başarırsam kurulu olan Ubuntu ile bazı ihtiyaçlarımı gidereceğim ve evde açık bırakarak uzaktan erişim ile evde değilken yapamadığım işlemleri yürüteceğim. uzaktan evi yönetmek, kamera ile seyretmek, ışıkları açıp kapatmak gibi fantezilerim var.

ayrıca 20 watt olduğunu tahmin ettiğim ve Fatihten çarptığım hoparlörler var. fatihten çarptığım için dandik olduğunu yazamayacağım :)) (hello Fatih!) ama sesi açınca cızırdamıyorlar ve bu benim için yeterli.
duvarda karayip korsanları 3 afişi var. diğer ikisini de alırsam yanına asacağım. bunu kuzenimin sinemasından almıştım. o yüzden üzerinde o etiketler var :)
harici harddiskim yok. 8 gb lık bir flash bellek kullanıyorum. onda da müziklerim mevcut. casperın harddiski 40 gb olduğundan müzikler çok yer kaplıyordu oradan kalma alışkanlık oldu, hala flashtan dinliyorum. hem de müziklerimi taşıyabiliyorum. asusun harddiski 160 gb ve işimi görüyor.
aslında 22″lik bir monitöre ihtiyacım var ama henüz alamadım. almaya kesin kararlı da değilim. alsam hoş olur tabi ama işte ne bileyim, anladınız işte ne kadar kararsız olduğumu..

malesef düzen korumada pek başarılı değilim. zaten yatağımı da toplamam. biraz tembel, biraz pasaklı, biraz dağınık.. evet bunların hepsi bende var. o yüzden eve ilk taşındığımda çektiğim resimlerle idare edeceksiniz :)
son olarak, masanın üzerindeki kahverengi şey ise üniversitemizde yapılan 2. Özgür Yazılım Konferansı’nın yerel organizasyonunu gerçekleştirdiğim için LKD tarafından verilen plaket.
işte benim ortamım böyle. sıra geldi başkalarını mimlemeye. bildiğim ama paylaşmasını istediğim için Fatih‘i, merak ettiğim için de Ali Rıza‘yı, Yusuf Ozan‘ı ve Yusuf İbili‘yi mimliyorum.
selam! ben mücahit, 23 yaşında bir bilgisayar mühendisiyim. yeni nesil web uygulamaları ile ilgileniyorum. bir gün istanbul'a kavuşmak hayaliyle samsun'da yaşıyorum. devamı...
ayrıntılı özgeçmişim, projelerim, portfolyom ve diğer sosyal ağ profillerim:
http://www.mucahityilmaz.com.tr
(music & video & photo)*blog:
http://mucahit.in
Bu sitede (web sayfasında, blogda, weblogda, güncede, günlükte, sahifede, her ne ise işte onda) yer alan tüm içerik bana aittir ve Creative Commons Attribution - Noncommercial 3.0 (
) ile lisanslıdır. Bu lisans, kaynak göstermek kaydıyla içeriği istediğiniz gibi kullanabilmenizi sağlar. Tabi bir de lütfedip bana bir mail atarsanız, ya da yararlandığınız yazının pingback adresini kullanırsanız işime gelir. Sizden haberdar olurum. Hakkınızda kötü düşünmem.
Eğer bir motorsanız, yanlış anlamayın arama motoruysanız, sizi ilgilendiren şey şurada: sitemap.xml
hele bir bitireyim de tamamını, ayrıntılı bilgi vereceğim. şimdilik bilmeniz gereken temanın neredeyse tamamı bana ait. framework olarak kullandığım tema şu, tepedeki kımıl kımıl şeyin adı da parallax. özel teşekkür: huseyin.im (jquery sensei)



















