Mücahit Yılmaz

geliyorum, görüyorum, yenicem.

kriz yönetimi

22 Ocak 2009

başlığı görünce aklınıza gelecek ilk şey olan şirketlerin kriz durumlarında yapması gerekenleri anlatmayacağım. kişisel krizlerin çözümünden bahsedeceğim.

bazen hayat insanın üstüne üstüne gelir ya hani, yalan o. kişinin kendi halt yemesidir bu durum. her şey bizde biter çünkü. çevresel faktörlerin alayı fıs. hiç kendimizi kandırmayalım. yok efendim arkadaşımla tartıştım, yok efendim param bitti, vay efendim kafama saksı düştü, yok hoca bana taktı da geçirmedi falan geçeceksin bunları.

insan ne yaparsa kendine yapar. iyiliği de kendine yapar kötülüğü de. yahudi atasözüdür, ama doğrudur: “her koyun kendi bacağından asılır”. o yüzden kimseyi bahane etmeyeceksin. en önemli kişi sensin. benim umrumda değilsin. ben senin umrunda değilim.

bu tür kriz durumlarında eşe dosta dert yanarken derler ki, her şeyi bir kenara bırak, yapman gerekenlerin bir listesini çıkar ve ufaktan yapmaya başla. yaptıklarının üstünü çiz. çizdikçe hoşuna gidecek. başta istemyeceksin, bir vakit sonra zevk almaya başlayacaksın ve sonra daha çoğunu isteyeceksin hesabı. şerefsizim çok mantıklı. yaparsan işe yarar, demedi deme.

bu tür durumlarda alternatif çözümler de vardır. ilaç almayıp bitki çayı içmeye benzer ve işe yarar. maneviyata önem verdiğini söyleyen ama aksatan biriysen o yönde çalışmalar işe yarar. sosyal sorumluluk mevzularında yapacakların da seni rahatlatır (sadaka vermek gibi şeyler). bu ve benzer tüm şeylerin özündeki husus şudur: yapman gereken bir şeyi yapmış olmanın verdiği gazla diğerlerini de yapmaya başlarsın. vallahi bu da mantıklı.

veya derler ki iki üç gün hiç bir şey yapma. deşarj ol. farklı bir yere git, tatil yap falan. bunlar da işe yarayabilir. kulağa mantıklı geliyor. işe yarayan da gördüm.

başka kişilerden duyacağınız başka formüller de olabilir. bir sevgiliniz olursa her şey yoluna girebilir mesela. gerçi genelde daha kötü olur ama denk gelirse iyi olur. psikologların üzerine düşen bunları demektir. insanoğlu psikologa niye gider? çünkü para verip hizmet alma psikolojisi onları iyi yapar. ve psikologa gidenler genelde aslında etrafından duyduklarını duyar. cem yılmazın esprisindeki gibi değildir durum, kişi kendinin doktorudur.

tüm bunlar işe yaramıyorsa şayet, ki yaramadığı için yazıyorum, bunları başkasına söylersiniz ki onlar yapsın, işe yaradığını duysun, belki gaza gelir yapar. o da işe yaramazsa bir gün başına bir iş gelince anlar ancak. bu icra memuru da olabilir, kalp krizi de olabilir. tabi dönüşü olursa yine iyi. hı’k deyip giderse öbür tarafa işte o zaman poku yer.

ironik bir yazı okudunuz. selametle…


7. Ankara Blog Yazarları Buluşması

10 Ocak 2009

Ankaralı blog yazarları 7. kez buluşuyor. ilkini dün gibi hatırlıyorum ne de çabuk büyüdü yavrucak :)

zevzekliğe vurmadan ayrıntı verelim. 10 Ocak 2009 tarihinde (yani yarın), akşam saat 18.30′da, Kızılay’daki Ve Cafe Bistro’da buluşuyoruz! kayıt için biraz geç kalmışsınızdır muhtemelen ama diğer geleceklere göz gezdirmek açısından şu bağlantıyı kullanabilirsiniz.

diyeceksiniz ki 24 saatten az kalmış, şimdi mi yazılır? asıl amacım wp 2.7′de yazı yazmış olmak ve Gürkan‘ın yazdığı Friendfeed Comments eklentisini denemekti :)

yarın görüşmek üzere!


 önceki 1 2 sonraki
kimim ben?

selam! ben mücahit, 23 yaşında bir bilgisayar mühendisiyim. yeni nesil web uygulamaları ile ilgileniyorum. bir gün istanbul'a kavuşmak hayaliyle samsun'da yaşıyorum. devamı...

takip edin, yetişin!



facebook'ta beğenin!
resmi web sitem

ayrıntılı özgeçmişim, projelerim, portfolyom ve diğer sosyal ağ profillerim:
http://www.mucahityilmaz.com.tr

mücahit'in soulside

(music & video & photo)*blog:
http://mucahit.in

aramaya inanın!

google ile bağlanın
kullanım şartları

Bu sitede (web sayfasında, blogda, weblogda, güncede, günlükte, sahifede, her ne ise işte onda) yer alan tüm içerik bana aittir ve Creative Commons Attribution - Noncommercial 3.0 ( Creative Commons License ) ile lisanslıdır. Bu lisans, kaynak göstermek kaydıyla içeriği istediğiniz gibi kullanabilmenizi sağlar. Tabi bir de lütfedip bana bir mail atarsanız, ya da yararlandığınız yazının pingback adresini kullanırsanız işime gelir. Sizden haberdar olurum. Hakkınızda kötü düşünmem.

Eğer bir motorsanız, yanlış anlamayın arama motoruysanız, sizi ilgilendiren şey şurada: sitemap.xml

tasarım

hele bir bitireyim de tamamını, ayrıntılı bilgi vereceğim. şimdilik bilmeniz gereken temanın neredeyse tamamı bana ait. framework olarak kullandığım tema şu, tepedeki kımıl kımıl şeyin adı da parallax. özel teşekkür: huseyin.im (jquery sensei)