20 Kasım 2008
çok yoğun, ancak güzel etkinliklerle geçen günlerimin arasında acı bir haber vermek durumundayım. kendimi buna mecbur hissediyorum.

saygıdeğer, çalışkan ve tecrübeli dekanımız, TOBB ETÜ’ye kurulduğu günden itibaren büyük katkı sağlayan, “Ortak Eğitim” dediğimiz staj programımızın gelişmesinde kusursuz payı olan, sert ama sevecen yapısıyla bize babalık eden kıymetli hocamız Süleyman Sarıtaş’ı kaybettik. üstelik yine bizim için çalışırken Hakk’ın rahmetine kavuştu. ortak eğitim yapılacak şirketlerle görüşmek için gittiği istanbuldan dönerken, ankaraya 30 km kala geçirdiği trafik kazası sonucu ağır yaralandı ve ibn-i sina hastanesine kaldırıldı. ancak daha fazla direnemedi ve gözlerini yumdu.
kendilerinden aldığımız tek ders MÜH 100 (Mühendisliğe Giriş) idi. bölüme yeni başladığımızda, 1. sınıf 1. dönemde almıştık bu dersi. tabi o zamanlar bize anlattığı mühendisliğin temel bilgilerini pek anlamasak da geçen zaman içinde, son sınıfa yaklaşırken anımsıyor ve ne kadar doğru olduğunu düşünüyorduk.
kendileriyle kişisel diyalogum da kuvvetliydi. üniversitenin desteğiyle katıldığım etkinliklerin çoğunda kendisinin güvenini kazanmış olmam ve çabalarımı faydalı görmesinin, beni desteklemesinin etkisi büyüktü. En son olarak Akademik Bilişim 2008′e şahsi izni ve rektörümüzü iknasıyla katılmıştım. Ayrıca 4. Bilgisayar Mühendisliği Öğrencileri Kongresi’nde kullanmak üzere bir videosunu çekmiştim. o videoda da beni can-ı gönülden desteklediğini kendisi ifade etmişti. her sorunumuzda ve her yardım isteyişimizde elinden geleni yapmıştı. öğrencilerini dinleyen, yeni üniversite olması sebebiyle karşılaşılan sorunlarda öğrencilerine arka çıkan, önce onların menfaatini düşünen ve böylece bizi zor durumda bırakmak istemeyen ender hocalardandı.
kısacası üzerimizdeki emeği çok fazlaydı. bu yazıyı okuyacak olan okul arkadaşlarım abartı görebilirler ancak, durup düşündüğümüzde dediğim her kelimenin tamamen doğru olduğunu farkedeceklerdir. kendisine başvurup da sorununa çözüm bulamayan arkadaşımız var mıdır, bilemiyorum.
20 kasım 2008 perşembe günü önce okulumuzdaki törenle kendisine veda edeceğiz, ardından kocatepe camiinde öğlen namazına mütakip son görevimizi yerine getireceğiz. kendileriyle aynı gün vefat eden MHP milletvekili Gündüz Aktan’ın da cenaze namazı kocatepede kılıncakmış. umarız bir aksilik olmadan vazifemizi yerine getirebiliriz.
eğer mühendis olacaksak kendilerinin emeğini asla unutmayacağız, hayatımızın kalan kısmında öğrettiklerini uygulayacak ve kalbimizde yaşatacağız.
Allah rahmet eylesin, başımız sağ olsun, Allah ailesine ve dostlarına sabır versin.
07 Kasım 2008
bazen her şey kötü gider hani. dünyanın en bahtsız adamı hissedersiniz kendinizi. bazen de en yalnız. bazen sorun sadece sizdedir. bazen bunu bilirsiniz, bazen bilmezsiniz. bazen bildiğiniz halde devam edersiniz. bazen bilmediğiniz halde durur, farkedersiniz.
bazen kafanız karışıktır. bazen canınız sıkkındır. bazen ne yapacağınızı düşünür de bulamazsınız, bazen ne yapacağınızı bilir de yapmazsınız. bazen böyle saçmalar, bazen fazla mantıklı olursunuz. bazen aşık olduğunuzu, bazen de kimseyi sevmediğinizi sanarsınız.
bazen bilirsiniz, bazen bilmezsiniz. bazen yaparsınız, bazen yapmazsınız. işi gücü bırakıp derdinizden içersiniz.
bazen hicaz dinlersiniz bazen rast.
yine hicaz günümdeyim. hatta ayımdayım. sorular, sıkıntılar, yalnızlık…
eskiden yalnız olduğumda diğer yalnız dostlarım var diye rahatlatırdım içimi, artık yalnız dostum kalmadı. tamamen yalnızım artık. biraz da bundan hicaz şarkılar..
nolucak lan bu okulun sonrası, diye düşünmelere başladım. ne olacağını bilsem de, kendime güvensem de. adet böyleymiş ya, soruyoruz işte.
bir de bazen sevildiğimi duymak istiyorum, bildiğim halde. sanırım kışa girerken -ki girdik sanırım- grip aşısı olursunuz ya, öyle bir şey işte. ihtiyacım var bu kışı atlatmak için. seviyorsanız söyleyin olur mu? düşünmekle uğraştırmayın beni. zira pek de üşengecim bu aralar.
ama kasım güzeldir. hiç kötü kasım geçirmedim ben. bu sene de öyle olsun diye niyazım. alnımızda ne yazıyosa o.
bilişim, girişim veya ona benzer yazılara alışmış okuyucularım, mazur görün bu seferlik. blogum da olmasa derdimi dökemez oluyorum bazen. hem bir garibin derdini dinlemiş oldunuz, fena mı oldu?
ama başlık fena oldu, beğenmedim.
selam! ben mücahit, 23 yaşında bir bilgisayar mühendisiyim. yeni nesil web uygulamaları ile ilgileniyorum. bir gün istanbul'a kavuşmak hayaliyle samsun'da yaşıyorum. devamı...
ayrıntılı özgeçmişim, projelerim, portfolyom ve diğer sosyal ağ profillerim:
http://www.mucahityilmaz.com.tr
(music & video & photo)*blog:
http://mucahit.in
Bu sitede (web sayfasında, blogda, weblogda, güncede, günlükte, sahifede, her ne ise işte onda) yer alan tüm içerik bana aittir ve Creative Commons Attribution - Noncommercial 3.0 (
) ile lisanslıdır. Bu lisans, kaynak göstermek kaydıyla içeriği istediğiniz gibi kullanabilmenizi sağlar. Tabi bir de lütfedip bana bir mail atarsanız, ya da yararlandığınız yazının pingback adresini kullanırsanız işime gelir. Sizden haberdar olurum. Hakkınızda kötü düşünmem.
Eğer bir motorsanız, yanlış anlamayın arama motoruysanız, sizi ilgilendiren şey şurada: sitemap.xml
hele bir bitireyim de tamamını, ayrıntılı bilgi vereceğim. şimdilik bilmeniz gereken temanın neredeyse tamamı bana ait. framework olarak kullandığım tema şu, tepedeki kımıl kımıl şeyin adı da parallax. özel teşekkür: huseyin.im (jquery sensei)



















