01 Ocak 2009
21 yaşımı geçirdiğim 2008′de iyi kötü bir çok şey yaşadım. çok uzun geldi ama çok kısaydı. ama benim için önemi hayatımı şekillendirmenin bir adım öncesi olmasıydı. Nasibimde bir şeyleri başarmak varsa bunlar 2009′da olacak. ve bunların hazırlığını büyük ölçüde 2008′de yaptım.
en önemlisi, girişimde bulunacağım projeyi buldum, nasıl yapacağımı düşündüm ve üzerinde çok fazla çalıştım. iş hayatımın ilk yıllarını adayacağım bu projenin altyapısını sağlamak adına çok fazla şey yaptım.
blogumla pek ilgilenemedim ama ayakta tuttum. psikolog istediğimi yazdım, sonra kendilerini buldum. tedavi gördüm, çok faydasını gördüm. kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum.
çanakkale, istanbul ve ankarada yine bir çok etkinliğe katıldım, bazılarını organize ettim. Akademik Bilişim, Bilgisayar Mühendisliği Öğrencileri Kongresi, Özgür Yazılım Konferansı, Blog Ödülleri, Bilişim’08 bunlardan sadece bazılarıydı.
ayrıca sevgili Barış ile birlikte ankara blog yazarları toplantılarını başlattık, başarıyla devam ediyoruz. ve sevgili Aykut ile tanışarak Likemind Ankara buluşmalarına katılmaya başladık. kendisinden çok şey öğreniyorum ve öyle tahmin ediyorum ki öğretiyorum. yeni bir dostum daha oldu, mutluyum.
çalışmak için yine istanbul’a gittim. bu şehri seviyorum ve hayatımı orada devam ettirmek istiyorum. yine türlü zorluğa katlanarak ama keyifle 3.5 ay çalıştım. şirketim Denker Elektronik‘e de bir kez daha teşekkür ediyorum. bana çok şey öğrettiler. çoğunun farkında değiller ama unutmayacağım şeyler var.
istanbul’da bulunduğum süre içerisinde blog camiasıyla bir çok kez karşılaşma fırsatı yakaladım. Blog Ödüller, RIA Talks, Webrazzi MeetUp ve Temmuz Likemind başlıcalarıydı. Friendfeed ile sürekli aynı ofiste çalışıyomuşçasına sürekli bir şeyler paylaştığım bu insanlara minnettarım. çok fazla şey öğreniyor, yaşıyor, paylaşıyor ve hissediyorum. bir kez daha teşekkür ediyorum.
4. sınıf 1. dönem üniversitenin en zor zamanlarıydı. diğer 3+1 yılda toplasan bu kadar zorlanmadım. ama o da bitti şükür. üstelik bu sefer kötü notlarla değil. bir kaçının projesi tamamlanmadı ama onları da teslim edince daha da mutlu olacağım. okul da bitsin de hayırlısıyla işimize gücümüze bakalım.
bir önemli mesele daha var 2008′e dair, eve çıktım. ev hayatını çok sevdim ve alıştım. yemek yapmayı da öğrendim temizlik yapmayı da. korktuğum kadar kötü değilmiş ancak bunda pek sevgili ev arkadaşım Ahmet’in etkisi büyüktü.
tabiki en güzel olanı yine dostlarımla birlikte olmaktı. 2007′den 2008′e geçerken birlikte olmayı dilediğim tüm dostlarımla beraberdim. başta her zamanki gibi Fatih‘e teşekkür ediyorum, bu yıl da istanbul’u sevdiremedim ona ama sevdirecek başka birisini buldu, yakındır aramıza katılır ;-) hem ankarada hem istanbulda sürekli birbirimizi kolladığımız, bu sene çok fazla şeyi paylaştığımız, mutlu olmasını en çok istediğim kişi olan bir çok açıdan yol arkadaşım olan Elif‘e teşekkür ediyorum (blogunu kurtaracağım :). hala kavga etmeyi başaramadığım, gönlümün hem güzellik hem iyilik kraliçesi, canımıniçi Ahsen‘e teşekkür ediyorum. tertemiz bir kalbe sahip ancak bir o kadar hayta olan, evini istanbul’daki evim bilmemi sağlayan Hüseyin‘e teşekkür ediyorum. ve bana evini açan, varını yoğunu paylaşan, halden anlayan ev arkadaşım Ahmet Sayman’a da teşekkür ediyorum. Ahmet Soran’ı unutmayacağım, arkamı çok kolladı, hayatım boyunca unutmayacağım benim için yaptıklarını, ona da çok teşekkür ediyorum. ilkokul arkadaşım olan, 10 yıl sonra facebook ile tekrar birbirimizi bulduğumuz, 10 yılı ayrı geçirmemize rağmen hiç ayrılmamış gibi tekrar samimi olduğumuz sevgili Özlem’e de teşekkür ediyorum.
adını sayamadığım, ama bendeki yerini bilen tüm dostlarıma ve sevdiklerime de teşekkür edip, veda konuşması gibi olan bu yazıyı farklı bir şekle sokuyorum çünkü saat 12′yi geçti ve 2009 oldu ben yazana kadar lan :D
2009′dan ne beklediğimle devam edeyim. hoca baştan söyliyim 2009′da ne yaptıysam yaptım, bişey yapamazsam s.çtım afedersin. 2008 bir adım öncesiydi ya hani, işte 2009 doruk noktası. girişimim başarılı olmak zorunda. ben üniversiteyi bitirip hayatımı kazanmak zorundayım. ve bunu bu akşam iliklerime kadar hissettim. evde yalnız otururken daha bir hissettim. hayat zor, yalnız başına evden uzakta büyük şehirde bunu başarmak daha da zor. ama başarınca zevki arttıran şey bu zorluklar. zor olmasa başarmanın tadı olmazdı.
kendime güveniyorum, başaracağıma inanıyorum. 2009 benim yılım olacak. 2010′a girerken bu yazıya bir referans gösterip başardığımı söylemek için sabırsızlanıyorum.
hepimize mutlu, sağlıklı hayırlı bir yıl dilerim.
13 Aralık 2008
sevgili Hakan mimlemiş, nasıl bir ortamda blogladığımı sormuş. öncelikle teşekkür edeyim. Hakan toplamadan resim çek dedi onu kırmadım yani odayı toplamadım ama resim de çekmedim :) çünkü eve yeni taşındığımda yani eylül başında odayı yerleştirdiğimde çektiğim resimler zaten flickrda mevcuttu. henüz bir donanım eklemediğim için o resimleri koyuyorum. biraz dağınıklık dışında zaten resimdekinden farklı bir durum sözkonusu değil.
her an bilgisayarımı alıp bir yere gidebilme ihtimalinden ötürü bu şekilde kullanıyorum. bu gördüğünüz ortamda hem blogluyorum, hem bitirme projemi yani işimi yapıyorum, hem ev arkadaşlarımla film izliyorum, hem de ödev proje vs.yi yapıyorum. evde geçen zamanın %90 ında bu ortamda bulunuyorum. öğrenci evi olduğu kabak gibi ortada olan odamı seviyorum.

diğer yazıları okuduğumda ve resimleri gördüğümde utandım desem yeridir. çünkü sahip olduğum tek donanım Asus marka dizüstü bilgisayarım. bir de üniversitemin verdiği centrino 1.6 lık Casper marka dizüstü bilgisayarım var ama kablosu olmadığı için (evet elektrik kablosu) açamıyorum. üşenmekten vazgeçip bir elektrikçiye gidersem 3.6 V luk çift çıkışlı elektrik kablosunu 3 YTL gibi bir fiyata almayı başarırsam kurulu olan Ubuntu ile bazı ihtiyaçlarımı gidereceğim ve evde açık bırakarak uzaktan erişim ile evde değilken yapamadığım işlemleri yürüteceğim. uzaktan evi yönetmek, kamera ile seyretmek, ışıkları açıp kapatmak gibi fantezilerim var.

ayrıca 20 watt olduğunu tahmin ettiğim ve Fatihten çarptığım hoparlörler var. fatihten çarptığım için dandik olduğunu yazamayacağım :)) (hello Fatih!) ama sesi açınca cızırdamıyorlar ve bu benim için yeterli.
duvarda karayip korsanları 3 afişi var. diğer ikisini de alırsam yanına asacağım. bunu kuzenimin sinemasından almıştım. o yüzden üzerinde o etiketler var :)
harici harddiskim yok. 8 gb lık bir flash bellek kullanıyorum. onda da müziklerim mevcut. casperın harddiski 40 gb olduğundan müzikler çok yer kaplıyordu oradan kalma alışkanlık oldu, hala flashtan dinliyorum. hem de müziklerimi taşıyabiliyorum. asusun harddiski 160 gb ve işimi görüyor.
aslında 22″lik bir monitöre ihtiyacım var ama henüz alamadım. almaya kesin kararlı da değilim. alsam hoş olur tabi ama işte ne bileyim, anladınız işte ne kadar kararsız olduğumu..

malesef düzen korumada pek başarılı değilim. zaten yatağımı da toplamam. biraz tembel, biraz pasaklı, biraz dağınık.. evet bunların hepsi bende var. o yüzden eve ilk taşındığımda çektiğim resimlerle idare edeceksiniz :)
son olarak, masanın üzerindeki kahverengi şey ise üniversitemizde yapılan 2. Özgür Yazılım Konferansı’nın yerel organizasyonunu gerçekleştirdiğim için LKD tarafından verilen plaket.
işte benim ortamım böyle. sıra geldi başkalarını mimlemeye. bildiğim ama paylaşmasını istediğim için Fatih‘i, merak ettiğim için de Ali Rıza‘yı, Yusuf Ozan‘ı ve Yusuf İbili‘yi mimliyorum.
selam! ben mücahit, 23 yaşında bir bilgisayar mühendisiyim. yeni nesil web uygulamaları ile ilgileniyorum. bir gün istanbul'a kavuşmak hayaliyle samsun'da yaşıyorum. devamı...
ayrıntılı özgeçmişim, projelerim, portfolyom ve diğer sosyal ağ profillerim:
http://www.mucahityilmaz.com.tr
(music & video & photo)*blog:
http://mucahit.in
Bu sitede (web sayfasında, blogda, weblogda, güncede, günlükte, sahifede, her ne ise işte onda) yer alan tüm içerik bana aittir ve Creative Commons Attribution - Noncommercial 3.0 (
) ile lisanslıdır. Bu lisans, kaynak göstermek kaydıyla içeriği istediğiniz gibi kullanabilmenizi sağlar. Tabi bir de lütfedip bana bir mail atarsanız, ya da yararlandığınız yazının pingback adresini kullanırsanız işime gelir. Sizden haberdar olurum. Hakkınızda kötü düşünmem.
Eğer bir motorsanız, yanlış anlamayın arama motoruysanız, sizi ilgilendiren şey şurada: sitemap.xml
hele bir bitireyim de tamamını, ayrıntılı bilgi vereceğim. şimdilik bilmeniz gereken temanın neredeyse tamamı bana ait. framework olarak kullandığım tema şu, tepedeki kımıl kımıl şeyin adı da parallax. özel teşekkür: huseyin.im (jquery sensei)



















