Mücahit Yılmaz

geldim, görüyorum, yenicem.

yirmi üçüncü yıl

16 Mayıs 2010

bugün dünya üzerindeki mevcudiyetim 23. yılını tamamladı. artık yaşımı soranlara 24 diyeceğim. muhtemelen gittiğim berberlerden yaş tahmini istediğimde 27 yerine 28 diyecekler. ki benim de hissettiğim yaş ortalama böyle bir rakam.

geçen 23 yıldan memnun muyum diye sordum kendime. evet, memnunum. hatta öyle ki, ölürsem üzülmeyeceğim yaşa geldiğimi düşünüyorum. yeterince yaşadım, bundan sonrası Allah’ın lütfudur, takdiridir. eğitim hayatım sona erdi. sevdiğim ve istediğim işte çalışmaya başladım. ailemin yıllarca yaptığı yatırım netice vermeye başladı. çok şükür, bu günleri de sağ salim gördüler. bundan sonrası hep daha iyisini istemekle geçecek.
Yazının gerisi »


sosyal ağlardan dostluklara

22 Nisan 2009

her şey msn spaces ile başladı. sonra blogger ve wordpress geldi. sonra ek servislerle paylaşımlarımız arttı ve yeni insanlar tanıdık. sonra sektörel etkinliklerde yüzyüze tanıştık ama iş ilişkisi gibi oldu, samimiyete ulaşamadık. ama o elektriği aldık birbirimizden ve başka fırsatlar yarattık. sonra ilişkiler dostluklara dönüştü.

bu güne kadar bu samimiyetin doruk noktasında olan iki etkinliği bilirim. birisi Tunç‘un nevizade eğlencesiydi, diğeri blog yazarları mangalı oldu. bu iki buluşma her şeyin bir kenara bırakılıp beraber vakit geçirmek ve tanışmak, sevmek için en güzel fırsatlardı. nevizadeye gitmedim ama mangala katıldım.

gördüm ki insanın içindeki iyi niyet ve insanlık her şeyin önüne geçebiliyor. sevgili Can ve Şehnaz Paçacı çiftiyle tanışmamız bunun son örneği oldu. daha önce hiç tanışmadığımız, konuşmadığımız bu kişileri Elif‘le paylaşıp evlerimizde ağırladık. şehirdışından gelen diğer arkadaşları da Ömer evinde misafir etti. bildiğimiz kadarıyla misafirler de ev sahipleri de bu işten çok mutlu oldu.

elbette başka örnekleri de vardı. internet üzerinden tanışıp iş kuran, dostluk kuran, ilişki kuran çok sayıda tanıdığım insan var. huyum kurusun ben de sevilen bir insanım, sevenlerimden Allah razı olsun, daha bir çok dostumu internet üzerinden tanıdım. ama ilişkilerimizi internetle kısıtlı tutmadık; dertlerimizi, vaktimizi, tecrübelerimizi, sevgilerimizi paylaştık. birbirimize yardım ettik. zor günlerimizde destek olduk vs. hatta benim sadece blog yazılarıyla psikolog bulduğumu, yorum yazan kişilerle görüştüğümü falan da biliyorsunuz.

yani diyorum ki her yeniliği teknolojiyi özümüzce kullanmasını bildik, hayatımızı sanallaştırmadık. 10 yıl sonra pisişik güçlerle anlaşacak bile olsa yine özümüz aynı kalacak ve yürekten seveceğiz insanları..

her şey böyle güzel giderken elbette üzücü olaylar da yaşıyoruz. yine internet üzerinden tanıdığım, etrafımdaki bir çok insan tarafından da çok sevilen bir arkadaşım bizden uzaklaşmaya çalışıyor. telefonlara cevap vermiyor, internet üzerinden tüm irtibatı kesecek hamlelerde bulunuyor. biz dostluğumuzu bir fiziki yapıya büründürdüğümüzü düşünürken o soyutlamaya çalışıyor. halbuki yaşadıklarımızla biz o bölümleri çoktan atlamıştık. birbirimizi gerçekten çok sevmiştik. bildiğim kadarıyla zor günler geçiriyor ama bizlerden destek almak varken sırtını dönmesi hiç yakışmıyor. yardım edeyim, onun için bir şeyler yapayım istiyorum ama ulaşamıyorum. Allah hayırlısını versin…

bir de ünlülerin internet kullanma sevdası başladı ki olaylar iyice boka sardı. gerçek mi değil mi anlayamıyoruz ki; takdir edelim ya da eleştirelim. biz interneti bile gerçek samimiyete dönüştürebilen insanlarız, bu yüzden onlara inanmıyoruz. bu yüzden bizimle gelip tavla atmadığı sürece inanmayacağız malesef. ve onlar bu ortamı mecra olarak görmeye devam edecek. iyi niyetli olsalar bile yaşanmışlıklarıyla o seviyeyi sağlayabileceklerinden hiç umudum yok. dolayısıyla ağızlarıyla kuş da tutsalar biz inanmayacağız, sevemeyeceğiz. diye düşünüyorum ben…

biraz konu bütünlüğü sağlayamadım gibime geldi. normalde böyle dağınık yazmam bilirsiniz, affedin beni. zira hem mutlu hem kederliyim, halet-i ruhiyem bundandır.

siz siz olun, insanları sevin. sanal da olsalar, gerçek de olsalar…


 önceki 1 2 3 sonraki
kimim ben?

selam! ben mücahit, 23 yaşında bir bilgisayar mühendisiyim. yeni nesil web uygulamaları ile ilgileniyorum. bir gün istanbul'a kavuşmak hayaliyle samsun'da yaşıyorum. devamı...

takip edin, yetişin!



facebook'ta beğenin!
resmi web sitem

ayrıntılı özgeçmişim, projelerim, portfolyom ve diğer sosyal ağ profillerim:
http://www.mucahityilmaz.com.tr

mücahit'in soulside

(music & video & photo)*blog:
http://mucahit.in

aramaya inanın!

google ile bağlanın
kullanım şartları

Bu sitede (web sayfasında, blogda, weblogda, güncede, günlükte, sahifede, her ne ise işte onda) yer alan tüm içerik bana aittir ve Creative Commons Attribution - Noncommercial 3.0 ( Creative Commons License ) ile lisanslıdır. Bu lisans, kaynak göstermek kaydıyla içeriği istediğiniz gibi kullanabilmenizi sağlar. Tabi bir de lütfedip bana bir mail atarsanız, ya da yararlandığınız yazının pingback adresini kullanırsanız işime gelir. Sizden haberdar olurum. Hakkınızda kötü düşünmem.

Eğer bir motorsanız, yanlış anlamayın arama motoruysanız, sizi ilgilendiren şey şurada: sitemap.xml

tasarım

hele bir bitireyim de tamamını, ayrıntılı bilgi vereceğim. şimdilik bilmeniz gereken temanın neredeyse tamamı bana ait. framework olarak kullandığım tema şu, tepedeki kımıl kımıl şeyin adı da parallax. özel teşekkür: huseyin.im (jquery sensei)