Mücahit Yılmaz

geliyorum, görücem, yenicem.

Web 2.0 Write ve ilk haftası

04 Şubat 2009

bir gece aklıma gelen fikri hayata geçirdiğimiz küçük servisimiz Web 2.0 Write‘ı duyuralı bir hafta oluyor. yazmak için bekledim zira gelecek olan tepkileri merak ediyordum. umduğumdan daha iyi oldu diyebiliriz.

Web 2.0 Write

servisimiz kısaca şu işlemi yapıyor: girdiğiniz herhangi bir yazıyı web 2.0 sitelerinin faviconlarındaki harfler ile yazıyor. tabiki sadece faviconunda tek harf bulunanlar var. bu yazıyı tek parça resim halinde bilgisayarınıza indirebilir, ya da friendfeed, twitter, delicious gibi sitelerde paylaşabilirsiniz. üyelik gerektirmez, api’si ile istediğiniz yerde kullanma imkanı sağlar.

fikir bana, uygulama Ahmet Alp Balkan‘a, tasarım Hüseyin Mert‘e ait. ikisine de teşekkür ederim.

gelelim bir haftanın analizine. toplam 24.000 den fazla yazı üretilmiş. yaklaşık 5.500 tekil ziyaretçi, toplam 99 ülkeden gelmiş, ilk 5 ülke İtalya, Türkiye, Amerika, Fransa ve İspanya olmuş. 233 farklı siteden gelen ziyaretçiler tüm browserlardan, hatta play station portabledan bile sistemimizi kullanmış.

servisimizle ilgili yaklaşık 50 blogda yazı yazılmış. uluslararası alanda haber yapan bloglar killerstartups, geekissimo, makeuseof, accessoweb, pcsplace, lunarpages, despuesdegoogle olmuş.

ironiktir, bu sitelerde çıkmasının sebebi makeuseof blogunda yayınlanması oldu. orası ise bildirgeçi kaynak aldı. çok yazıktır, bildirgeç yazıyı önce onaylamadı. sonra onayladı ancak birkaç saat içerisinde silindi. fakat rss readerlara düştüğü için takipçiler bunu da yakaladı ve sistemi kullandı. her gün yüzlerce servis üreten ülkemizde araya kaynamamız hatta haber yapılışımızın engellenmesini normal karşıladık tabiki. ayrıca Ahmet Alp Balkan, Hüseyin Mert, Fatih Aktürk, Yasin Okumuş, Yasin Yanardağ, JunkChorn, Serkan Cura, Tamkarışık (Gülşah) blogunda bahsetmiş.

servisimizden friendfeed üzerinde 150+ kez, twitter üzerinde 100+ kez bahsedilmiş. ayrıca digg, delicious, stumbleupon ve diigo üzerinde de imlenmiş.

facebook grubu burada, fan sayfası ise burada.

bu yeni projemizi seven, destekleyen herkese teşekkürü borç biliriz. daha büyük ve kapsamlı projelerden de bahsetmek dileğiyle…


“önce kendini ifade etmeyi öğren!”

03 Temmuz 2008

günlerdir gözüme uyku sokmayan, üzerinde düşündüğüm vakitte kıbrıs meselesine bile çözüm bulabileceğime inandığım kilit cümle. kendini ifade etmek ve bunu benim öğrenmem… hala çıkamadım işin içinden…

malumunuz, bir süredir iş arıyorum. şu anda bir şirkette çalışıyorum ama -her ne kadar acayip yoğun ve fazla çalışsam da- o staj icabı. 8 ağustosta son bulacak. ardından ise ağustos ayından itibaren ve öğrencilik hayatım devam ederken çalışabileceğim bir iş arıyorum.

bu devirde iş bulmak kolay olmadığından; değişik yöntemlere başvurmak, dikkat çekmek ve kendini pazarlamayı bilmek gerekiyor. ben de geçenlerde kahve içerken birşeyler düşündüm. ne içtiysem (dark mocha frappuccino) yaramış olmalı ki gerçekten kafam çalıştı. hemen kağıda not aldım. ki ben her zaman yanımda kağıt kalem taşımam, önceden hazırlanmış bir komplo olarak da nitelendirmedim değil. neyse yazdım çizdim derken güzel bir proje çıktı ortaya. hemen eve gelip bir sunum ve bir belge hazırladım.

tam da o sıralarda Arda Kutsal‘ın hazırlayıp sunduğu Webrazzi & TechCrunch MeetUp vardı. hem orada, hem de oraya gelmeden bir kaç kişiyle paylaşmak ve akıl almak istedim. çok da iyi etmişim sanırım, zira aldığım aklı hala aklım almadı…

çok sevdiğimiz, saydığımız fikir atölyesi abimiz Tunç Kılınç‘ı buldum etkinlikte. gittim derdimi anlattım. daha doğrusu anlatamadım. nasıl oldu ben de anlamadım. o denli gevelemişim ki lafı, adam, pardon Tunç Abi, bana bu başlıktaki cümleyi söyledi. tokat gibi yapıştı bana. hala etkisindeyim, elim ayağım titriyor walla..

ilk defa böyle bir cümle duydum. ilk defa biri bana kendimi ifade edemediğimi söyledi. ki ben tam tersi yönde olduğumu düşünürdüm. hatta öyleyim anasını satayım. ama Tunç Abi’ye anlatamadım. ben de farkettim anlatamadığımı. sonra olayı kafamda tekrar canlandırdım. bu cümleden bir ders çıkarmalıydım. madem ki beni doğru dürüst tanımayan ve cin fikirleri analiz etmeyi bilen birisi söyledi, ters giden bir şeyler var demektir.

o günden beri düşünüyorum. kendimi, kendimi ifade edişimi.. bazen dediğim dedik olup eleştirileri sallamayabiliyorum, bunun farkındayım. ama özellikle dostlarımın beni eleştirmesini isterim sıklıkla. ama hiç böyle bir şey duymamıştım. ailem de eleştirir, onlardan da duyduğumu hatırlamıyorum. sevgili ailem ve dostlarım, siz farkettiyseniz böyle bir şey lütfen bu yazıya yorum bırakın.

psikolog desteği aldığımı biliyorsunuz zaten. son terapide doktorum bana hayattaki amacımı sordu. anlattım, kağıda yaz dedi. şöyle ki:

1) hedefin ne?
– vizyon ve misyon
– ne kadar istiyorum?
– ne kadar gerçekçi?

2) kaynaklar
– sahip olunanlar
– ihtiyaç duyulanlar

3) yöntem

4) denetim

tüm bunları belirle, bir yere yaz dedi. ve en önemlisi, her bir yazdığım element için 5N1K yı sor kendine dedi. böylece hayattaki hedefini daha net belirler ve ona ulaşmak adına daha sistemli çalışırsın dedi.

işte bu soruları cevaplandırmaya çalışırken geldi aklıma bu yeni fikir. sonra ona çalıştım biraz. sonra da akıl isteyeyim dedim, gerisini biliyorsunuz.

yani psikologun dediğini Tunç Abi de söyledi. tabi psikolog işi biliyordu, küt diye söylemedi :) demek ki biraz dayak yesem adam olucam. askere mi gitsem ne yapsam..

evet hala düşünüyorum. bence kendimi ifade edebiliyorum, ancak herkese değil. ikna edici olamayabiliyorum. ya da fazla sabit fikirliyim ki, beni tanımayan kişi anında kestirip atabiliyor. beni dinlemeyebiliyor. Tunç Abi yanlış anlamasın, o dinledi ama dinlemeyebilirdi. bu da bir gerçek işte.

o zaman ne yapıyoruz? kendimizi ifade edebildiğimizi kallem-i cihan’a gösteriyoruz. nasıl mı? bekleyin efenim.. “mücahit 2.0″ geliyor!!!


 önceki 1 2 sonraki
kimim ben?

selam! ben mücahit, 23 yaşında bir bilgisayar mühendisiyim. yeni nesil web uygulamaları ile ilgileniyorum. bir gün istanbul'a kavuşmak hayaliyle samsun'da yaşıyorum. devamı...

takip edin, yetişin:

resmi web sitem

ayrıntılı özgeçmişim, projelerim, portfolyom ve diğer sosyal ağ profillerim:
http://www.mucahityilmaz.com.tr

mücahit'in soulside

(music & video & photo)*blog:
http://mucahit.in

aramaya inanın!

google ile bağlanın
kullanım şartları

Bu sitede (web sayfasında, blogda, weblogda, güncede, günlükte, sahifede, her ne ise işte onda) yer alan tüm içerik bana aittir ve Creative Commons Attribution - Noncommercial 3.0 ( Creative Commons License ) ile lisanslıdır. Bu lisans, kaynak göstermek kaydıyla içeriği istediğiniz gibi kullanabilmenizi sağlar. Tabi bir de lütfedip bana bir mail atarsanız, ya da yararlandığınız yazının pingback adresini kullanırsanız işime gelir. Sizden haberdar olurum. Hakkınızda kötü düşünmem.

Eğer bir motorsanız, yanlış anlamayın arama motoruysanız, sizi ilgilendiren şey şurada: sitemap.xml

tasarım

hele bir bitireyim de tamamını, ayrıntılı bilgi vereceğim. şimdilik bilmeniz gereken temanın neredeyse tamamı bana ait. framework olarak kullandığım tema şu, tepedeki kımıl kımıl şeyin adı da parallax. özel teşekkür: huseyin.im (jquery sensei)