hakkımda sayfamı güncelledim. | "buraların görünümü yakında değişecek! hani beta derler ya ondan ;) - Giriş - Kayıt ol
Ana sayfa İletişim Besleme Wordpress

Mücahit Yılmaz

hikayenin en heyecanlı yeri

evladının blogunu okumak

her şey 4 yıl önce kazandığım üniversitemin bana dizüstü bilgisayar vermesiyle başladı. hemen olayına ilhâk ettik herkes gibi. sonra amca sağolsun adını verdiği boş yerler verdi bizlere ki dolduralım. ona da başladık hemen tabii. içimizde var blogculuk. ki o zamanlar da yaklaşık ayda bir yazardım :)

bir süre sonra -ki bu birinci sınıfın sonlarına denk gelir- dertlendikçe içimi dökmeye başladım. da okumaya başladı. messengerda adımızın yanında parlayan zamazingolar var ya, onlara basmış olmalı . sonra baktım okuyor, arayıp birşeyler soruyor. dedim ki bu böyle olmayacak, spacede nasıl adam engellenir onun yollarını aramaya başladım. bu da msnin sosyal ağlaşma dönemine denk geldi. sadece izin verdiğim kişilerin görebilmesini amaçlayacakken salak gibi 200 kişiye “Mücahit seninle arkadaş olmak istiyor!” başlıklı mailler gönderdim. daha doğrusu yetki verdiğim kişilere mail atıyormuş kendisi. insan uyarır değil mi? kaç kişi geldi bana “zaten arkadaş değil miyiz?” diye. ayrıca muhabbet etmediğim, hoşlaşmadığım ama listemde bir şekilde bulunan insanlara da gitti o mail. zamanında baya sövmüştüm.

senelerden geçen sene de kendi domainimi aldım. stajda müdürüm Fuat Bey ı araştır dedi. o gün milat oldu. ımın kalan kısmını üzerine kurmaya çabaladığım uğraşım, zevkim oldu. kendi sitemi kurdum ve derhal wordpress kurarak blogumu devam ettirdim. wordpressten önce, staja başlarken blogspot denemem de oldu tabii ki. ama wordpress daha çok hoşuma gitti.

derken googleda da çıkmaya başladı mucahityilmaz.com. da düzenli aralıklarla adımı aratıyordu sanırım ki çok uzun sürmeden buldu. sonra telefon konuşmalarımızda bahsetmeye başladı. ımı bir şekilde takip ediyorlardı. ve nedense istemiyordum. bütün dünya okusun ama anam okumasın. sırf onlar okumasın diye yazmadığım zilyonlarca şey vardır.

e şimdi nerede kaldı ? hani nerede paylaşmak? paylaşırken adam kayıracak mıyız? profilim facebooka üye olan herkese açık mesela. yurttaki oda numarama kadar. her yerde her şeyi paylaşıyorum da, anam niye mahrum kalsın?

şimdi şu sayfanın tepesinde “anne manyak oldum” yazıyor ya, aradı, sordu ne ayaksın diye. bir daha düşündüm, kendi maaşımla aldığım domain ve hostingdi. yani külliyen benim çöplüğümdü. ailem dahil kimseye hesap vermek zorunda değildim (Türk Telekom hariç, büyüksün abi..). o zaman istediğimi yazarım diye düşündüm.

istediğimi zaten yazarım da, yazdıklarım bana yol, köprü, baraj, bantgenişliği olarak geri döner mi? mesela arada bir cümlede ettim diyelim. diyecek ki, “bey, bak bizim oğlan terbiyesiz olmuş!”. telefonda da fırça falan.. halbuki yaş 21 olmuş. doğrudan bir kişiye de sövmem kolay kolay. araya iki bok katsak ne olacak? kötü olacak. kaldı ki saygı denen de birşey var. anamın ın yanında nasıl kötü konuşmuyorsam burda da konuşmamak gerekir mi? bu kontürpiyeyi hala çözemedim.

şöyle düşüneyim, burası benim takıldığım yer ve onlar buraya ziyarete geliyor. misafir umduğunu değil bulduğunu bulur. neysek oyuz. hatta belki de iyi bile olur. halimden vaziyetimden pek de haberleri yok zaten. çevremin genişliğinden, becerilerimden vesaire haberleri de yok. biraz da onları görmüş olurlar. ha bazen de kötü şeyler görecekler belki ama dediğim gibi, burası benim takıldığım yer. şu dünyada sadece benim olan tek yer belki de. o yüzden rahat olmalıyım.

gerçi artık blogları şirketlerden de okuyanlar oluyor. envai çeşit kariyer sitesindeki cvlerimde de yazıyor adresim. mesela konferansında M. Nuri Çankaya takip ettiğini belirtmişti (merhaba hocam! :) ). onlar için kötü bir izlenim olur mu diye de düşündüm, hayır hiç alakası olmamalı. “neysek oyuz” dedik ya, daha bile iyi böylesi. yapmacık bir şekilde sadece teknolojiden şundan bundan yazsam, beni tanımalarını sağlamaz ki bu .

hüzünlenince burada ağlarım, sevinince burada kutlarım, kızınca burada söverim, mesleğimle alakalı vaziyetleri buradan bildiririm. dedikleri böyle birşey değil mi?

bakın Barış Ünver‘e, adam ını saat saat yazdı, en iyi kişisel ödülünü aldı. her gün bir dünya ziyaretçisi var (şu çinlilerle caponların toplu olayına geliyo çoğu ama olsun :) ). adam teşhirci ama rankingler onda :) Nahnu dedi ki (yine konferansında) kafamdakini yazarım, wolkanca dedi ki o zaman para kazanamazsın. ama en iyi 2. kişisel olursun. bu ler böyle. ne kariyer manyağıyım, ne başkasını kandırırım (yazan kandırmış olmaz, söz meclisten dışarı. öyle hissederim sadece.). böyleyim.

neysem, oyum!

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazının etiketleri: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Benzer yazılar:

Fatih Akturk demiş,

4 Haziran 2008@ 12:21

lan nihayet uzun zaman sonra sessizliğini bozdun =)
dediklerin doğru aslında düşününce
ama mesela sanal alemde ailem hiç bulaşmıyo bana diyelim
mesela babamın msn i var lakin ne bende onun msn i var ne de onda benim . Msn i de ne kadar çok kullandığımı biliyor (en azından eve gidince anlıyor =) ) lakin muhtmeelen internette benim daha rahat davranacağımı tahmin edip zaten telefonla iletişim kuruyoruz bi de internete gerek yok diye düşünmüş olmalı. bişi lazım olursa mail atıyorum =P

ama düşünüyorum da hakkaten insanın diğer insanlarla paylaşmak ama ailesiyle paylaşmamak istediği şeyler olaibliyor. mesela nargile içtiğimi söyledim anneme lakin içerkenki fotoğraflarımı hiç göstermedim. bunun gibi bişey işte … =)

Alev Nur TAMER demiş,

25 Haziran 2008@ 16:24

Bu yazıyı okuduğumda direk kendimden birşeyler buldum.
Ben de sanal alemde izlenenler tarafındayım malesef. Kazara ders saatinde msnden çevrimiçi/meşgul .. vb bilimum çevrimdışı hariç hangi durum olursa olsun direk babamdan uyarı gelir: “Sen derste değil misin?” Ya da odama kapanıp dizi izlemeye başladığımda msnden “Kızım bana bir çay getirir misin?” tarzı isteklerle, bunların dışında msn iletiniz moralinizin bozulduğunu tasvir ediyorsa odanıza gelip “Yine neden moralin bozuk?” gibi tepkilerle karşılaşmak gayette mümkündür.
Ama bir yandan da eğlenceli oluyor tabi. Aileniz büyüklerinin yavaş yavaş msn diliyle konuşmaya başlaması tam yerinde ilginç smileyler göndermeleri… Bir zamanlar onlarında genç olduklarını hatırlatıyor insana..
Yine de insan ailevi işleri sanal alemde de devam ettirmek istemez tabiki…

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemesi · Geri İzleme URI

Yorum Yapın