hayaaat, beni neden yoruyosun?
bilişim için arşiv
Mücahit yazar kişisi, 26 Haziran 2008 20:56 zamanında yazmış.
Kategorileri: bilişim, etkinlik
Kalıcı bağlantı - Yazıcı dostu görünüm
Linux Kullanıcıları Derneği‘nin düzenlediği 2. Özgür Yazılım Konferansı‘nın kapanışı LKD 5. Genel Kurulu ile yapıldı. seçim sonuçları ise şöyle:
Yeni Yönetim Kurulu:
Doruk Fişek (başkan)
Shane Shields (sayman)
Hakan Uygun
Barış Özyurt
Volkan Evrin (genel sekreter)
Onur Küçük
Alper Oğuz
Yeni Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri:
Nihad Karslı
Kerem Can Karakaş
Bahri Meriç Canlı
Selim Özkan
Uğur Tutar
Mücahit Yılmaz
Levent Emmungil
Yeni Denetleme Kurulu:
Enver Altın
Volkan Uygun
Serdar Dalgıç
Yedek DK üyeleri ise sırasıyla
Nihat Ciddi
Ali Haydar Eroğlu
Alp Kaçar
gördüğünüz gibi derneğin yönetim kuruluna yedek üye oldum. yönetim kurulundan birileri istifa ederse yönetim kuruluna (sırasıyla) yedek üyeler girecek. tabi yönetim kurulu liste halinde girdiği için seçime biri istifa ederse tahminim hepsi eder. ama şöyle de bir durum var ki, bu yönetim kurulu dernekte uzun yıllar çeşitli görevler almış ve sevilen kişilerden oluşuyor. başta Doruk Fişek olmak üzere hepsinin elinden geleni yapacağına, derneği fetret devrinden çıkarıp tekrar güzel günlerine döndüreceğine inancımız sonsuz.
Doruk Fişek bir şart sundu aday olurken, en az iki gönüllü (sorumlu) bulunamayan çalışma yapılmayacak. en önemli işler olan şenlik, konferans, seminer gibi şeyler olsa bile. böylece yarım yarım işler yapmak yerine daha az iş yapıp tam yapmak yeni felsefe olacak. inanıyoruz ki bu da olumlu bir yöntem olacaktır.
ayrıca, sponsorlara verilen plaketlerden TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi adına olanı okulum adına LKD onursal başkanı Mustafa Akgül’den aldım. çok mutlu oldum.
Linux Kullanıcıları Derneği’ne yeni dönemde başarılar diliyor, bu yazıyı da geç yazdığım içni özür diliyorum :) (böyle de günah çıkartırım)
Bu yazının etiketleri:
genel kurul,
konferans,
lkd,
seçim,
şenlik,
yazılım
Sayfa başına dön
Mücahit yazar kişisi, 18 Haziran 2008 10:56 zamanında yazmış.
Kategorileri: bilişim, etkinlik, yazılım
Kalıcı bağlantı - Yazıcı dostu görünüm
Linux Kullanıcıları Derneği’nin düzenlediği 2. Özgür Yazılım Konferansı 20-21 Haziran 2008 tarihleri arasında TOBB ETÜ’de yapılacak. Yerel organizasyonunu yöneteceğim etkinliğin programı ise şurada.

Linux ve diğer özgür yazılımlar, son yıllarda bilişim dünyasındaki en önemli gelişmelere konu olmakla kalmamış, her sene giderek artan destekçileri, katkıcıları ve kullanıcılarıile ilgi görmeye ve gelişmeye devam etmiştir. Kişisel kullanımının yanında şirketlerin ve özellikle hükümetlerin dikkatini çekmiş, kalitesi, yaşam kalitesini yükseltmesi, yazılım geliştirme süreçlerini hızlandırarak maliyetleri düşürmesi ve güvenlik gibi birçok sebeple bu kurumlar özgür yazılımı seçmişlerdir. Ülkemizde de Linux ve Özgür Yazılımın tanınırlığı, bilinirliği ve bilgisayar teknolojilerindeki payı her sene giderek büyümektedir.
Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yazılım ve kamu başta olmaküzere birçok sektörde çok önemli projelerin düşük maliyetlerle, güvenilir ve etkin olarak gerçekleştirilmesini sağlayan özgür yazılımlar bilgisayar teknolojileriyle iç içe olan bütün kişi ve kuruluşlar için son derece önemli bir fırsat olarak göze çarpmaktadır.
Linux Kullanıcıları Derneği olarak sizleri hem ülkemizin hem de dünya genelinde bilginin paylaşarak çoğaldığı, beraber üretildiği, geliştirildiği bu dünyaya katkı vermeye çağırıyoruz.
Konferansa katılım ücretsizdir.

Bu yazının etiketleri:
ankara,
bilişim,
konferans,
lkd,
tobb etü,
yazılım
Sayfa başına dön
Mücahit yazar kişisi, 13 Mayıs 2008 12:01 zamanında yazmış.
Kategorileri: bilişim, etkinlik, iş hayatı
Kalıcı bağlantı - Yazıcı dostu görünüm
yahu şu Blog Konferansı‘na ve Blog Ödülleri törenine katıldım da, utandım vallahi. orada o kadar insan tanıyorum. çoğu da beni tanıyordu. ama ben 2-3 haftada bir yazıyorum. hoş olmuyor böyle. daha sık yazmak lazım.
o zaman birkaç kelam edeyim madem. öncelikle Eray Endeş‘i ve Mehmet Nuri Çankaya‘yı tebrik ediyorum. gerçekten başarılı bir organizasyondu. ilk olması açısından gayet tatmin ediciydi. bir tek ödüller fasondu, ama önümüzdeki yıllarda o mevzunun da çözüleceği inancındayım. hemen akabinde Barış Ünver‘i, Volkan Yılmaz‘ı, Erhan Yakut‘u, Hakan Demiray‘ı, Bünyamin Ayar‘ı ve Okan Yüksel‘i aldıkları ödüllerden ötürü tebrik ediyorum. Okan’ınki hariç zaten takip ettiğim bloglardı ve bu kategorilerde ödül almayı hakettiklerine inanıyordum. Okan’la da konferansta tanıştık. konferanstan sonra da Okan, Levent Özen ve hüseyinle birlikte ortaköyde kumpir yiyip çay içerekten sarı kırmızı boğaz köprüsü izledik (birazdan geleceğim o konuya da). Volkan Yılmaz’la (nam-ı diğer wolkanca) ilk kez karşılaşmıştık o da güzel oldu. bilahare bir akşam kendisiyle nargile içmek de isterim ki bunu ona da söyleyeceğim zaten.
hah az daha unutuyodum, Tunç Kılınç, süper adamsın. İlk fırsatta üniversitemde bir söyleşiye katılması için çabalayacağım. oturum yönetme tarzı da çok hoşuma gitti, yapacağım etkinliklerde hep aklımda olacak.
evet o akşam Galatasaray da şampiyon oldu. fenerin yenilmesi ve beşiktaşın 10 dakikada 4 gol atması şaşırtıcıydı. maça gidecektim normalde, ama hem işteyken bilet alamadım, hem de zaten 25.000 kişilik stadda 300.000 kişi bilet almaya çalışmış. zaten alamazmışım. karaborsaya da para vermek istemedim.
o gün öyle biterken, pazar günü de oldukça keyifliydi. sevgili Ufuk Kılıç ile birlikte önce Moda’da belediyenin tesislerinde kalamış manzarasına karşı nargile içtim, akabinde güzel bir boğaz turu yaptık. ha bu arada, şu turyol motorları da çok gürültülü oluyor. kafa kazan gibi oldu inene kadar. bambiden yediğim kaşarlı dürümün tadı da hala damağımda :)
pazartesi yine iş başladı. hayat rutin akışına devam etti. pazartesi akşamı astoria alışveriş merkezini gezdim. çok gereksiz olmuş. zaten boştu içerisi. burger king de olmasa aynen çıkacaktım dışarıya. yemeği de orda halledip eve geldim.
şu bloga daha çok zaman ayırmalıyım. güya tasarımda oynamalar yapıp son şeklini verecektim, betalıktan kurtaracaktım. bir de Levent Özen ile giriştiğimiz proje var ki, yakında duyarsınız zaten…
şimdilik hoşçakalın.. 2-3 haftaya kalmaz tekrar yazarım… (resmen vedalaştım lan.. o kadar az yazıyom işte..)
Bu yazının etiketleri:
bambi,
blog,
blogkonferansi,
etkinlik,
galatasaray,
iş,
istanbul,
kumpir,
moda,
nargile,
ödül,
ortaköy,
site
Sayfa başına dön
Mücahit yazar kişisi, 19 Mart 2008 23:14 zamanında yazmış.
Kategorileri: bilişim, etkinlik, yazılım
Kalıcı bağlantı - Yazıcı dostu görünüm
Bugün de sizlere, eşbaşkanı olduğum Türkiye Bilişim Derneği Ankara Gençlik Çalışma Grubu’nun ilk etkinliği hakkında bilgi vereceğim.
“Yazılım Lisanslanmalı mı Patentlenmeli mi?” başlığını taşıyan etkinlik, Bilkent Üniversitesi Mithat Çoruh konferans salonunda 21 Mart 2008 Cuma günü gerçekleştirilecek. Linux Kullanıcıları Derneği‘nden ve Microsoft Türkiye‘den birer konuşmacının katılacağı konferansta yazılımların lisanslanmasının mı yoksa patentlenmesinin mi daha uygun olacağı tartışılacak.
Ahmet Yesevi, Ankara, Atılım, Başkent, Bilkent, Gazi, Orta Doğu Teknik ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitelerinden öğrencilerin bir araya gelerek oluşturduğu TBD Genç, 26 yaş altında olup bilişimle ilgilenen herkese açıktır. üye olmak isteyenler konferans salonunun önündeki standımıza başvurabilir.
ha unutmadan, etkinliğin web sitesi ve ayrıntılı ulaşım bilgileri şurada
Bu yazının etiketleri:
ankara,
bilkent,
etkinlik,
lisans,
lkd,
microsoft,
patent,
tbd genç,
yazılım
Sayfa başına dön
Mücahit yazar kişisi, 6 Mart 2008 02:39 zamanında yazmış.
Kategorileri: bilişim, etkinlik
Kalıcı bağlantı - Yazıcı dostu görünüm
yazmaya ancak vakit bulabildim maalesef. dördüncüsünü Yıldız Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirdiğimiz Bilgisayar Mühendisliği Öğrencileri Kongresi’nden bahsedeceğim.
kongreye üniversitemiz adına ben, Elif Yapar, Fatih Aktürk, Alev Nur Tamer, Fatih Ala, Seçkin Anıl Ünlü katıldık. 28 şubat perşembe günü 11.00 otobüsüyle istanbula gittik. hava çok güzeldi, güzel bir kongre olacağa benziyordu.
sıraselviler caddesindeki marble hotel’deki açılış yemeği ile başlayan kongre programı, 3 gün boyunca güzel oturumlarla devam etti. Havelsan genel müdür yardımcısı Faruk Yarman’ın sunumu güne damgasını vuran oturum oldu. katılımcılar oldukça memnun kaldıklarını ifade ettiler. bense ilkokuldan arkadaşım olan özlemle görüştüğüm için bir kısmına ancak katılabildim.
günün sonunda da TBD Genç ve Bilmök oturumları gerçekleştirdik. iki oturumda da görevlerimden ötürü kürsüdeydim. TBD Genç Ankara ile ilgili bilgi verdim. ardından Bilmök oturumunda Bilmök’ün genel işleyişi hakkında katılımcıları bilgilendirdik.
bilmök adına konuştuğumuz en önemli konulardan biri devamlılığı ve mezunların durumuydu. oluşturulan network’ün kopmaması gerektiği konusunda herkes hemfikirdi. mezunları kongre dahilinde nasıl tutabileceğimizi tartıştık.
günün sonunda YTÜ Beşiktaş kampüsü Teras Restaurant’ta akşam yemeği yiyip dans ettik. özellikle balkonu ve boğaz manzarası harikaydı. geçen seneki sunumda Kemal Şahbaz’ın dediği kadar vardı :)
bir çılgınlık yapıp gece saat 3 sularında taksim meydanına çıkıp ıslak hambırger yedik. üzerimde picamalarım vardı ve ben üşümüyordum. :)
ikinci gün sponsor oturumlarıyla devam etti. EMO adına sunum yapan Serdar Çiftçi ile azıcık tartışsak da o anda şartlar onu gerektiriyordu. Bilmök adına EMO’ya karşı bağımsızlığımızı korumak ve bilgisayar mühendislerinin EMO’ya bağlı olması bizim için önemli bir sorundu. Serdar da yasal olarak bağımlı olduğumuzu bize hatırlattı. bir kez daha gergin bir oturum yaşandı ve çözüme ulaşılamadan oturum sonlandı.
günün sonunda Beşiktaş Konak Restaurant’ta akşam yemeği yedik. ardından bir boğaz turu bizi bekliyordu. rüzgarlı havaya aldırmayan deli Bilmök gençliği şarkılar söyleyip eğlenmesini bildi. otele döndüğümüzde ise 4. Bilmök hatıra defteri oluşturuldu. ardından Elifimizin gazıyla Taksim AFM sinemasının 24.00 matinesinde Recep İvedik’i izlemiş olduk. her ne kadar ertesi günkü sunumdan dolayı içim rahat edemese de filmi zevkle izledim.
ve pazar sabahı büyük gündü. çünkü 5. Bilmök için ev sahipliği yapacak üniversite seçilecekti. biz de çoktan hazırdık. Bilkent, ODTÜ, Selçuk üniversiteleri ve TOBB ETÜ adaydı. biz sunumumuzda bölüm başkanımızın, dekanımızın, rektörümüzün ve mütevelli heyet başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’nun davetlerini belirttikleri kısa demeçlerine yer vermiştik. video oldukça ilgiyle izlendi ve sonunda Can Uluçay’ın tepkisi her şeyi anlatmaya yetiyordu: “başbakan konuşmadı mı?” sorusuyla beni benden aldı kendisi.
soru cevap kısmında gelen bir soru canımızı oldukça sıkmıştı. Anadolu Üniversitesi’nden bir arkadaş başbakanı çağırmaya çalışacağımızı söylediğimde Bilmök’ün bağımsızlığına akp gölgesinin düşmesinden endişelendiğini dile getirdi. oldukça yersiz bulduğum bu düşünce tadımızın kaçmasına sebep oldu. her ne kadar kendisi oturumdan sonra gelip bizimle konuşsa da öğle yemeğinde çeşitli provokasyonlara devam ettiği için bizi olumsuz etkiledi. halbuki kendisi de azıcık mantıklı düşünse böyle bir durumun sözkonusu olamayacağının farkına varırdı. ya da işine gelmedi, bilemeyeceğim.
ve can alıcı sahne başladı. seçim yapılıyordu. her üniversiteden bir resmi temsilci oy kullanıyordu. Bilkent Üniversitesi 1 oy, Selçuk Üniversitesi 2 oy aldı. ODTÜ ve TOBB ETÜ ise 16′şar oy aldı. bu durumda daha da ilginç olan ise, durumun 16-7 iken son 9 oyun TOBB ETÜ’ye çıkması idi.
beraberlik durumunda yönetmeliğimize göre evsahibi üniversitenin karar vermesi gerekirdi. Halim Yıldız bu sorumluluğu alamaycağını söyleyince çaresiz olarak iki üniversite arasında tekrar seçim yaptık. ama ilk oylamaya katılan 4 üniversite bu oylamaya katılmıyordu. bu durum bizim için haksız bir rekabete neden olsa da yapacak başka bir mantıklı seçenek yoktu. kaybedeceğimizi bile bile kabul etmek durumunda kaldık. ve 17-14 kaybettik. 5. Bilmök için ev sahibi üniversite ODTÜ olarak seçildi. yıllardır heveslendiğim Bİlmök evsahipiği bir kez daha suya düşmüştü. oldukça üzülsem de hayırlısı buymuş deyip metin olmaya çalıştım.
ardından yürütme kurulu seçimleri yapıldı. 3 yıldır aday olup seçilen bendeniz, bu sefer aday olmak istemedim. diğer seçimi kaybedince hiç içimden gelmedi açıkçası.
19.00 otobüsüyle ankaraya dönmek üzere yola çıktık. gece 2 de ankaraya indik ve aştiden tandoğana elimde valiz ve takım elbiseyle yürüdüm. evet yürüdüm. taksime gece 3 te picamayla çıktıktan sonra bu durumu önemsemedim :) yurda gelip bir güzel uyudum.
bir bilmök daha geride kalırken bir çok yeni arkadaş edinmiş oldum. facebooktaki arkadaş sayım 40′tan fazla artmış oldu. “looking for: networking” anlayışıyla kullandığım facebook açısından da güzel bir sonuçtu. ne de olsa hepsiyle meslektaşız ve ileride birbirimizi tanıyor olmanın bir çok avantajını göreceğiz.
bir sonraki sene kongremiz Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek. Ankara’da olmasının avantajıyla aktif bir şekilde katılacağımızı umuyorum ve sabırsızlıkla bekliyorum.
aaah aah onu bizim okulda yapmak vardı ya neyse :)
Bu yazının etiketleri:
bilgisayar mühendisliği,
bilmök,
emo,
facebook,
gece,
hotel,
istanbul,
kongre,
seçim,
sinema,
taksim,
tbd genç,
tobb etü,
ytü
Sayfa başına dön
Sonraki Yazılar »