Mücahit Yılmaz

geliyorum, görücem, yenicem.

ortaya karışık son vaziyetim

07 Eylül 2008

bu sefer farklı bir tarzda yazacağım. çeşitli gelişmeler var hayatımda ve her biri bir yazı edecek kadar uzun değil. buyrun:

  • stajım bitti, şirket sitesinin bazı ufak ihtiyaçları var onlarla ilgilenmeye devam ediyorum. wordpress ile yapılmış güzel bir cms örneği oldu. içerik tamamlanmadığı için yayına almadık ancak testlerimde arama motorlarına yönelik harika sonuçlar elde ediyoruz.
  • yaz tatilim 10 gün sürdü. istanbuldan samsuna geçtim. 10 gün kalıp evde ankaraya geldim. çünkü eve çıktım! konutkentte güzel bir sitede şirincek bir evde kalıyorum. yurttan eşyalarımı çıkarıp eve yerleşmek için erken geldim, 1 hafta kaldım.
  • bursum halen kesik olduğu için tekrar senet imzalamam gerekti. okulun ücretini okula borçlanmış oldum. 2.50 ortalama yaparsam senet iptal olacak. senedi okuldan alıp samsuna gittim geldim günübirlik.
  • ramazan geldi hoş geldi. mutluyum.
  • ev için birkaç eşya aldım. bir kanepe, bir masa bir de tekerlekli sandalye. bir de bez elbise dolaplarından alacağım. kendi home office‘imi kuracağım :)
  • sevgili Mehmet Cihangir güzel bir teklif yaptı. son yazılarımdan etkilenmiş olacak ki :) Web Girişim blogunda beraber yazalım dedi. severek kabul ettim. webgirisim.wordpress.com’dan kendi domainine taşıdık. teknik kısımlarıyla elimden geldiğince ilgilendim. tam yazı yazacaktım ki, bir gece yarısı yaptığımız beyin fırtınası ile formatı değiştirmeye karar verdik. yakında duyuracağız. umarız vatana millete faydalı, web üzerinden girişim yapacaklara ışık tutan bir yapı çıkacak ortaya. umutluyuz.
  • 8 eylül pazartesi okulum başlıyor. bu dönem alacağım dersler:
    • web veritabanı sistemleri (bildiğimiz temel web konuları: html, css, js, php, xml)
    • yazılım mühendisliği
    • işletim sistemleri
    • veri madenciliği (teknik seçmeli)
    • semantik web (teknik seçmeli, yüksek lisans dersi ama verirlerse alacağım)
    • bitirme projesi
    • almanca 5

    tahmin edeceğiniz üzere tam benlik derslerim var. semantik webi de alabilirsem muhteşem olacak. mesleğimi sürdürmek istediğim alanda ilk defa bu kadar çok ders alacağım.

  • 22″ monitör istiyorum, ama pahalı. bakmak lazım çaresine.. var mı hediye etmek isteyen :)
  • bitirme projem için domain seçiyoruz ortaklarımla. umarım güzel bir şey olacak. çok heyecanlıyım.
  • friendfeed harika bir şey. acayip faydasını görüyorum son zamanlarda. çeşitli teklifler, gündemi yakından takip etme olanağı, insanlarla doğrudan etkileşim kurabilmek harika. tek kötü yanı benim ankarada olmam. e-tohum gibi etkinlikleri kaçırmam. ama ankarada olmanın da faydaları var tabii ki, yakında göreceksiniz.
  • iş aramaya devam ediyorum. görüşeceğim bir kaç büyüğüm var. ankaradaki talebe arz ile cevap verip hem güzel işler yapmak hem de parayı götürmek istiyorum.
  • sanırım bu kadar…
  • sonradan ekledim, şahika uyardı sağolsun :)

  • yemek yapmayı öğreniyorum! makarnayı öğrendim ilk olarak. 3. yapışımda tencereye yapışmadı. sırada menemen var :)
  • hoşçakalın efenim…


    “önce kendini ifade etmeyi öğren!”

    03 Temmuz 2008

    günlerdir gözüme uyku sokmayan, üzerinde düşündüğüm vakitte kıbrıs meselesine bile çözüm bulabileceğime inandığım kilit cümle. kendini ifade etmek ve bunu benim öğrenmem… hala çıkamadım işin içinden…

    malumunuz, bir süredir iş arıyorum. şu anda bir şirkette çalışıyorum ama -her ne kadar acayip yoğun ve fazla çalışsam da- o staj icabı. 8 ağustosta son bulacak. ardından ise ağustos ayından itibaren ve öğrencilik hayatım devam ederken çalışabileceğim bir iş arıyorum.

    bu devirde iş bulmak kolay olmadığından; değişik yöntemlere başvurmak, dikkat çekmek ve kendini pazarlamayı bilmek gerekiyor. ben de geçenlerde kahve içerken birşeyler düşündüm. ne içtiysem (dark mocha frappuccino) yaramış olmalı ki gerçekten kafam çalıştı. hemen kağıda not aldım. ki ben her zaman yanımda kağıt kalem taşımam, önceden hazırlanmış bir komplo olarak da nitelendirmedim değil. neyse yazdım çizdim derken güzel bir proje çıktı ortaya. hemen eve gelip bir sunum ve bir belge hazırladım.

    tam da o sıralarda Arda Kutsal‘ın hazırlayıp sunduğu Webrazzi & TechCrunch MeetUp vardı. hem orada, hem de oraya gelmeden bir kaç kişiyle paylaşmak ve akıl almak istedim. çok da iyi etmişim sanırım, zira aldığım aklı hala aklım almadı…

    çok sevdiğimiz, saydığımız fikir atölyesi abimiz Tunç Kılınç‘ı buldum etkinlikte. gittim derdimi anlattım. daha doğrusu anlatamadım. nasıl oldu ben de anlamadım. o denli gevelemişim ki lafı, adam, pardon Tunç Abi, bana bu başlıktaki cümleyi söyledi. tokat gibi yapıştı bana. hala etkisindeyim, elim ayağım titriyor walla..

    ilk defa böyle bir cümle duydum. ilk defa biri bana kendimi ifade edemediğimi söyledi. ki ben tam tersi yönde olduğumu düşünürdüm. hatta öyleyim anasını satayım. ama Tunç Abi’ye anlatamadım. ben de farkettim anlatamadığımı. sonra olayı kafamda tekrar canlandırdım. bu cümleden bir ders çıkarmalıydım. madem ki beni doğru dürüst tanımayan ve cin fikirleri analiz etmeyi bilen birisi söyledi, ters giden bir şeyler var demektir.

    o günden beri düşünüyorum. kendimi, kendimi ifade edişimi.. bazen dediğim dedik olup eleştirileri sallamayabiliyorum, bunun farkındayım. ama özellikle dostlarımın beni eleştirmesini isterim sıklıkla. ama hiç böyle bir şey duymamıştım. ailem de eleştirir, onlardan da duyduğumu hatırlamıyorum. sevgili ailem ve dostlarım, siz farkettiyseniz böyle bir şey lütfen bu yazıya yorum bırakın.

    psikolog desteği aldığımı biliyorsunuz zaten. son terapide doktorum bana hayattaki amacımı sordu. anlattım, kağıda yaz dedi. şöyle ki:

    1) hedefin ne?
    – vizyon ve misyon
    – ne kadar istiyorum?
    – ne kadar gerçekçi?

    2) kaynaklar
    – sahip olunanlar
    – ihtiyaç duyulanlar

    3) yöntem

    4) denetim

    tüm bunları belirle, bir yere yaz dedi. ve en önemlisi, her bir yazdığım element için 5N1K yı sor kendine dedi. böylece hayattaki hedefini daha net belirler ve ona ulaşmak adına daha sistemli çalışırsın dedi.

    işte bu soruları cevaplandırmaya çalışırken geldi aklıma bu yeni fikir. sonra ona çalıştım biraz. sonra da akıl isteyeyim dedim, gerisini biliyorsunuz.

    yani psikologun dediğini Tunç Abi de söyledi. tabi psikolog işi biliyordu, küt diye söylemedi :) demek ki biraz dayak yesem adam olucam. askere mi gitsem ne yapsam..

    evet hala düşünüyorum. bence kendimi ifade edebiliyorum, ancak herkese değil. ikna edici olamayabiliyorum. ya da fazla sabit fikirliyim ki, beni tanımayan kişi anında kestirip atabiliyor. beni dinlemeyebiliyor. Tunç Abi yanlış anlamasın, o dinledi ama dinlemeyebilirdi. bu da bir gerçek işte.

    o zaman ne yapıyoruz? kendimizi ifade edebildiğimizi kallem-i cihan’a gösteriyoruz. nasıl mı? bekleyin efenim.. “mücahit 2.0″ geliyor!!!


    kimim ben?

    selam! ben mücahit, 23 yaşında bir bilgisayar mühendisiyim. yeni nesil web uygulamaları ile ilgileniyorum. bir gün istanbul'a kavuşmak hayaliyle samsun'da yaşıyorum. devamı...

    takip edin, yetişin:

    resmi web sitem

    ayrıntılı özgeçmişim, projelerim, portfolyom ve diğer sosyal ağ profillerim:
    http://www.mucahityilmaz.com.tr

    mücahit'in soulside

    (music & video & photo)*blog:
    http://mucahit.in

    aramaya inanın!

    google ile bağlanın
    kullanım şartları

    Bu sitede (web sayfasında, blogda, weblogda, güncede, günlükte, sahifede, her ne ise işte onda) yer alan tüm içerik bana aittir ve Creative Commons Attribution - Noncommercial 3.0 ( Creative Commons License ) ile lisanslıdır. Bu lisans, kaynak göstermek kaydıyla içeriği istediğiniz gibi kullanabilmenizi sağlar. Tabi bir de lütfedip bana bir mail atarsanız, ya da yararlandığınız yazının pingback adresini kullanırsanız işime gelir. Sizden haberdar olurum. Hakkınızda kötü düşünmem.

    Eğer bir motorsanız, yanlış anlamayın arama motoruysanız, sizi ilgilendiren şey şurada: sitemap.xml

    tasarım

    hele bir bitireyim de tamamını, ayrıntılı bilgi vereceğim. şimdilik bilmeniz gereken temanın neredeyse tamamı bana ait. framework olarak kullandığım tema şu, tepedeki kımıl kımıl şeyin adı da parallax. özel teşekkür: huseyin.im (jquery sensei)