siz bu siteyi gezerken ben düzenleme yapmaya devam ediyorum. hani beta derler ya ondan ;) - Giriş - Kayıt ol
Ana sayfa İletişim Besleme Wordpress

Mücahit Yılmaz

nerede kalmıştık?

Software Test Engineer

nasıl gözüküyor acaba dışardan bakınca? bildiğin tester dediğinizi duyar gibiyim. ama benden istediklerine bakınca pek öyle değil gibi sanki. anlatayım efendim.

üniversitemin adını verdiği staj uygulamasını gerçekleştirmek üzere Denker Elektronik ve Bilgisayar San. Tic. Ltd. Şti.‘nde e başladım. stajdan neden iş diye bahsediyorsun diyebilirsiniz ancak bizim stajımız iş oluyor. eğer her yıl 3.5 ay sürüyorsa, maaş alıyorsanız ve şirketler sizi çekinmeden projelere dahil ediyorsa, staj bittiğinde iş teklifi geliyorsa buna staj demeye gerek yok efendim.

başta istemeyerek gittiğim bu şirketin aslında tam bana göre olduğunu öğrendim ilk günümde. üreten bir firma. sitesine bakıp aldanmayın, elbette barkod vs. leri de yapıyorlar ama o şirketin alt katından oluşuyor. üst katta üreten bir departman var. çalışma şekilleri ise gayet ilginç; yazılımları çeşitli alt kısımlara ayırıp “outsource” ediyorlar. türkçe meali dışarıya yaptırıyorlar. rentacoder.com gibi sitelerde programcılar bulup modüller halinde karşılığı yaptırıyorlar. bu modüller teslim alındığında ise iş başa düşüyor.

te tam bu noktada devreye “Software Engineer” denilen mühendisleri giriyor. (ki benim de görevim ve sıfatım da bu olacak) Gelen kodlar önce ediliyor. Bu çeşitli şartları sağlama durumuna göre neticeleniyor. testi geçen modüller diğer modüllerle yine bu mühendisler tarafından birleştiriliyor. zaten tasarımını yapan ve hangi modüllerin dışarıdan sağlanacağına karar veren mühendislerimiz, yerine göre modülü kendisi yazıyor.

olayı en basit halde ifade etmek gerekirse, in inciğini cinciğini -parası neyse verip- dışarıya yaptırıyorlar ve asıl önemli kısımlarıyla daha çok ilgileniyorlar.

bu in beni mutlu eden yanları ise maaşımın gayet iyi olması (önceki stajım ve diğer arkadaşlarıma nazaran) başta olmak üzere, çalışma ortamı ve yapılan iş. benim gibi kod değtirerek kendini geliştiren birisi için etmekten daha güzel iş olamazdı.

şirket şu sıralar yazılımlarıyla ilgileniyor. zincirlerine kart okuyan ve localhostta apache ve mysql bulunduran makinalar veriyorlar. ve ü de php ile kodlayarak web sayfası yapmış oluyorlar. in bu yönü de bana uyması bakımından gayet hoş.

tabi güzel öğlen yemekleri ve 9.00 - 18.30 mesaisi de güzel oldu. sabah daha çok uyumak demek :)

daha fazla şirketin lerini ifşa etmemek adına konuyu burada noktalıyorum. bakalım geçen zaman bana neler gösterecek…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazının etiketleri: , , , , , , , , , ,

Sayfa başına dön

ne alemdeydim?

yahu çok zaman oldu yazmayalı. ama hiç zaman bulamadım. kısa bir özet geçeceğim yazmadığım zamanda başıma gelenler konusunda.

efendim 11 nisanda Üniversite Lansmanı üniversitemde yapıldı. Yerel organizasyondan sorumluydum, MS Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Cemal Akyel’in ifadesiyle, sorunsuz bir şekilde tamamlandı.

12 nisanda Türk Yazarları Buluşmasını gerçekleştirdik sevgili Barış’ın emeğiyle. ayrıntılı bilgiyi Barış’ın sayfasından ve diğer arkadaşların sayfalarından edinebilirsiniz: [1][2][3][4][5][6][7][8][9][10][11]

20 nisanda finallerim bitti. 21 nisanda urfaya gidecektik, iptal oldu. o arada da staj yerimle ilgili bir kaç problem yaşadığım için samsuna da gidemedim ve 1 haftalık sömestr tatilim ankarada boş bir şekilde geçti. gerçi sonunda staj yerim ayarlandı. onunla ilgili yazıyı yarın ilk günümün ardından yazacağım.

zorlu geçen final dönemini atlattım. şimdi 8 ağustosa kadar istanbulda çalışacağım. sevgili elifle aynı şirkette çalışacaktık ama kısmet değilmiş öyle olmadı. şimdi hiç değilse aynı şehirdeyiz. beraber bolca zaman geçireceğiz. gerçi hesapladığım kadarıyla görüşmeyi planladığım kişi sayısı 50 civarında ama bir şekilde olacak artık :)

bu arada istanbuldaki yazarları toplantılarına da katılmaya çalışacağım. bu ankarayı sattığım manasına gelmez. her an ankaraya atlayıp gidebilirim. belki organizasyonunda yer almam ama katılmaya çalışırım.

te böyle efenim. dediğini insanlar günlük yazar, aylık yazıyorum anasını satayım. ama yazıcam artık. istanbulda yazacak şey de bulurum zaten. geçen seneki yazılarımı okuyanlar bilir.

yarın im hakkında birşeyler yazacağım, şimdilik hoşçakalın. hazır istanbuldayken görüşmek isteyen olursa yandaki iletişim formunu kullanabilirsiniz.

hah az daha unutuyordum, ilk defa biri benim ümü yaptı ve beni çok mutlu etti.

te o :
ben ve barış

ve te kaynağı: Gayri Ciddi. bu arada şunu da vurgulamadan geçemeyeceğim ki, abi demişsin bana eyvallah gözümsün, ama 21 yaşındayım :) hayır, tipten yaşlı gözüküyorum o yüzden insanlar yaşlıyım zannediyor. Otopsiraporu’na tekrar çok teşekkür ediyor, sevgilerimi sunuyorum.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazının etiketleri: , , , , , , , , , , ,

Sayfa başına dön

Feridun Düzağaç - Beni Bırakma

bu aralar şarkılar tercüman oluyor bana. çünkü bazen sözlerimi kelimelerle ifade edince bu kadar rahat hissetmiyorum. ama derdimi bir şarkıda anlattığımda, daha doğrusu bir şarkı biraz olsun beni anlattığında daha iyi hissediyorum kendimi. hem de beni biraz daha anlamaya çalışmanızı sağlıyor sanırım. şarkının hangi kısmının benim derdime derman olduğunu anlamaya çalışmanız daha güzel sanki.. ne kompleks bir giriş oldu dimi? e o zaman şarkıyı dinleyin, güzel klibini izleyin ve sözlerini de okuyup anlamaya çalışın efenim..

şu aşağıda videosu var. eğer bir şey yüklenmezse ve orası boş kalırsa bilin ki yine engellenmiş..

belki güneş bir gün ikimiz için doğar
belki korkuları hayallerimiz boğar
o masal günü gelinceye kadar
susuyorum, susuyorum

susadıkça yüzün düşer aklıma
korkar oldum düşlemekten
adını anarım çoğalır sesim
konuşmaktan, düşünmekten, özlemekten

gel bak bir elimde gökyüzü var hala
ötekinde kayıp giden yıldızlar laa laa
korkular da benim umutlar da

beni bırakma

kimse kimsenin herşeyi olamazmış
di’li geçmişten tek yaramsın sen
sensiz kimse miyim kimsesiz miyim hiç bilmem,
bilmek istemem hatta düşünmem

gel bak bir elimde gökyüzü var hala
ötekinde kayıp giden yıldızlar laa laa
korkular da benim umutlar da

beni bırakma

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazının etiketleri: , , , , ,

Sayfa başına dön

Sezen Aksu - Gidemem

ne güzel bir şarkı değil mi? sözleri de öyle sanırım..

Bazen daha fazladır her şey
Bir eşikten atlar insan
Yüzüne bakmak istemez yaşamın
O kadar azalmıştır anlam

bişeylerin fazla geldiğini hissederiz bazen. aslında severiz ama sıkar te bir yerden sonra. yok sıkmaz aslında. ama bir süre onsuz olmak isteriz. yani istemeyiz de, ne biliyim te.. yüzüne bakmak istemediğimiz olur. artık anlamı azalmıştır bizim için. aslında azalmamıştır. ama her şey olduğu ve/veya olmasını istediğimiz gibi değildir. sadece biraz onsuz olmak.. kötü bir niyet olmadan..

O zaman hemen git radyoyu aç bir şarkı tut
Ya da bir kitap oku mutlaka iyi geliyor
Ya da balkona çık bağır bağırabildiğin kadar
Zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor

bu tür durumlarda ne yaparız? içimizi dökmek isteriz. aslında içimizi dökmek değil de.. nasıl desem? deşarj olmak isteriz. içimizi dökecek olsak zaten ona dökerdik. istediğimiz farklı bişey. belki avazın çıkana kadar bağırmak, belki de sadece kitap okumak. onsuz olmak.. yüreği arındırmak. akvaryumun suyunu değtirmek gibi denebilir. balığınızı seversiniz ama onsuz kalmamak adına akvaryumun suyunu değtirmezseniz hoş şeyler olmaz. o suyu değtirmek aslında her iki tarafa da iyi gelir. bir süre onsuz olmak..

Ama fazla da üzülme bitiyor bir gün
Ayrılıktan kaçılmıyor
Hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür
Ömür imtihanla geçiyor

ama herşeyin bir sonu var değil mi? sen o suyu değtirsen de değtirmesen de ölecek. ölümlü dünya, illa ki ölecek.. kısa ya da uzun sürecek, ama bitecek. bir nevi imtihan sanki? hiç bilmeyen de erken bitirir, en çok bilen de.. sadece kafasında emin değilsen uzatırsın süreyi. gerçi bu konudan alakasız oldu gibi oldu ama, olay böyle liyorsa belki de alakalıdır?

bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir

o son geldiğinde geriye dönüp bakınca ne düşünürsün? güzeldi değil mi beraberken her şey? hiç ayrılmayacağız diyordunuz hatta? şimdi de hiç unutmayacağım diyosun, duyuyorum kalbini. ama ayrısın te bak. hani ? suyun üstünde cansız yüzüyor. olsun diyorsun, çok güzel şeyler yaşadık, güzel bir hazine bıraktı bana.

bir şarkı açıyorsun, bir de şarap. o’na içiyorsun. sana kattığı değerin kıymetini bildiğini ifade etme çabasındasın o’na içerken. şarkı da acıklı tabii. acıdan geçmeyen şarkı mı olur? bitti ama çok güzel şeyler bıraktı bana diyorsun.

Bir şiirden bir sözden
Bir melodiden bir filmden
Geçirip güzelleştirmeden can dayanmıyor
Yıldızların o ışıklı fırçası azıcık değmeden
Bu şahane hüzün tablosu tamamlanmıyor

şarkının sözlerini, sonundaki şiiri sahipleniyorsun. seni anlatıyor değil mi? sanki şu halini görmüş de öyle yazmış güftekar.. biraz da sen hüzün katıyorsun ambiansa, konsepte. o salak kavramlara te. onunla kırlarda yarısı sohbet ettiğini hatırlıyorsun. bazen tek sigarayı paylaştığını hatırlıyorsun. biraz daha dramatize edip, daha çok şâd ettiğini sanıyorsun onun ruhunu. bir cenaze töreni sayılır ya hani bu, sen daha layıkıyla yapmak derdindesin. o yüzden kırlar, sigaralar. lan o. ne kırı ne sigarası?

Ama fazla da üzülme bitiyor bir gün
Ayrılıktan kaçılmıyor
Hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür
Ömür imtihanla geçiyor

sanki bitmeyecek miydi diyorsun. ölümden gayrısı yalan diyorsun. candan erçetini de mi koysaydık şarkı kuyruğuna? sınavdan erken çıkmadı diyorsun. soruları bilmediğinden değil de, süreyi sonuna kadar kullanmak istediğinden erken çıkmadı diye kendini kandırıyorsun. ya da seni kandırıyorum. hep sen diye konuştum ama üzerine alınmadın inşallah?

bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir

gitti te diyorsun ve ağlamaya başlıyorsun. her gözyaşında tatminkarlık katsayın ivmeli olarak artıyor sanıyorsun. şarkı zaten tekrar ediyor arkada. seni en iyi anlatan şarkıyı bulmuşken başka şarkıyı ne yapıcaksın? dönüp dursun o. sen de kırlarda sohbet et, sigaranı çek.. şaraptan da bir yudum daha al. acı çektiğine kendini iyice inandır. çakırkeyif de olmuşken tadını çıkar.

yarın sabah uyandığında, kimbilir, belki de yersin balığı? biter her şey. ne mazi kalır ne kırlar ne de sigaralar. yersin de şarabı meşrubat edip sigarayı üstüne yakarsın. hatırlamazsın. silersin. sindirirsin. bi de üstüne zıçarsın afedersin. sifonu da çektin mi tamamdır. şarkı da biter zaten o zamana.

gidip yeni alalım da akvaryum boş kalmasın. verdik o kadar…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazının etiketleri: , , , , , , , , ,

Sayfa başına dön

mutlu olmam için mutlu olmam yetmez ki

on gündür adam gibi bişey yazmadım buraya. içimden gelmedi te. geçen hafta oldukça yoğun geçti. aslında boş geçti ama kafamın içinde bayağı yoğundu.

sahip olduğum bir güzelliği kaybettiğimi sandım. halbuki benden önce başkası kaybetmiş. bunu bilmeyince birkaç yaptım.

neyseki daha da berbat etmeden gerçeği öğrendim, özür diledim. o güzelliğin gönlünü almayı istedim ama şartlar pek elvermeyince rahat bırakmanın daha mantıklı olduğunu gördüm. Allah nı versin.

cumartesi sabahı güzel başlamıştı aslında. güzel bir gün geçirdim. mutluydum aslında çünkü önemli bir meseleye çözüm bulmuştum. ama o öğrendim gerçeği ve tekrar hüzün kapladı içimi.

düşündüm iki gündür, şimdi neden mutsuzum diye. en önemli sorunlardan birini çözmüştüm ve o güzelliği kaybetmemiştim çok şükür. peki neden mutsuzdum?

çünkü o güzel şey mutlu değildi. anladım ki mutlu olmam için mutlu olmam yetmiyormuş.

ama yine de o ve diğer güzelliklerle birlikte hayata karşı dimdik ayakta duracağız. yanyana ve beraber.. birlikte aşacağız zorlukları. sonuçta her şey daha da güzel olacak.

diye inanmazsam, nasıl yaşarım?

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazının etiketleri: , , , , ,

Sayfa başına dön

Sonraki Yazılar »